Uncloses türkçesi Uncloses nedir

Uncloses ingilizcede ne demek, Uncloses nerede nasıl kullanılır?

Unclose : Açılmak. Açıklamak. Açığa vurmak. Açmak.

Unclosed : Açıklamak. Açığa vurmak. Açmak.

Unclosing : Açıklamak. Açığa vurmak. Açılmak. Açmak.

Uncloak : Açmak. Açığa vurmak. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Foyasını meydana çıkarmak. Maskesini düşürmek. Ortaya dökmek.

Uncloaked : Foyasını meydana çıkarmak. Açığa vurmak. Maskesini düşürmek. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Açmak. Ortaya dökmek. Meydana çıkarmak.

Uncloaks : Örtüsünü kaldırmak. Maskesini düşürmek. Açmak. Ortaya dökmek. Ortaya çıkarmak. Foyasını meydana çıkarmak. Meydana çıkarmak. Açığa vurmak.

Unclogs : Tıkanmış boruyu açmak. Bir blokajı açmak. Açmak (tıkanık bir şeyi). Tıkanıklığı açmak (boru vb). Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.).

Unclothing : Açığa çıkarmak. Açmak. Soymak. Elbiselerini çıkarmak.

Unclothe : Açmak. Elbiselerini çıkarmak. Soymak. Açığa çıkarmak.

Unclothes : Elbiselerini çıkarmak. Soymak. Açmak. Açığa çıkarmak.

İngilizce Uncloses Türkçe anlamı, Uncloses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uncloses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Capsulate : Yoğun bir şekilde. Kapsül içine kapatmak. Kapsül şeklinde. Kapsül içine almak.

Accounted : Açıklamasını yapmak. Gözüyle bakmak. Avlamak. Yakalamak (av). Saymak.

Break : Kırılmak. Fırsat. Yıkmak. Yenmek. Yarmak. İhlal etmek. Ara. Yakın dövüşü bırakmak.

Blab : Sır vermek. Gevezelik etmek. Geveze. Boşboğazlık etmek. Boşboğazlılık. Çenesi düşük. İspiyonlamak. Ağzından kaçırmak. Boşboğaz.

Aired : Havalandırılmış. Ortaya dökmek. Güneşe sermek. Havalandırmak. Kurutmak. Söylemek. Havadar.

Hold in : Tutmak. Zaptetmek. Kendini tutmak. Zapt etmek. Kontrol altına almak. Yapmak. Sınırlamak.

Discloses : Keşfetmek. Göstermek. Tebliğ etmek. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Sır vermek. İfşa etmek.

Frame : Saydam resim çerçevesi. Kare (film için). Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. (çalışmaları, ilişkileri, faaliyetleri) bir çerçeveye oturtmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gövde. Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular. Beden. Gizli dolaplar çevirmek. Dalavere yapmak.

Betraying : Hıyanet etmek. Hainlik etmek. Ele vermek. İspiyonculuk. İhanet etmek. Ağzından kaçırmak. Kötüye kullanmak.

Box in : Dar bir yere tıkışmak. Sıkıştırmak. Bir yerde kapanıp kalmak. Sıkışıp kalmak. Kutu barajı yapmak. Sıkıştığı yerden çıkmamak. Küçülen kutu.

Uncloses synonyms : embank, capsulise, air, broached, disclose, betray, divulged, clear up, divulge, cleared, come untied, bares, wrap, benight, blossom, clarifying, blabs, clarified, bare, break open, acuminate, cave in, enwrap, bring up the subject, enfold, attest, blossomed, account for, come undone, bring up in conversation, blabbing, be open, contain.

 

Uncloses zıt anlamlı kelimeler, Uncloses kelime anlamı

Uncover : Açmak (örtü, kapak vb). Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü kaldırmak. Üstünü açmak. Açmak. Meydana çıkarmak. Kapağını açmak. Şapka çıkarmak. Deşifre etmek. Su yüzüne çıkarmak.

Unsheathe : Kınından çıkarmak.

Unenclosed : Çevrili olmayan. Kapanmamış. Kapatılmamış. Çit ile çevrili olmayan. Eklenmemiş.