Undercoat türkçesi Undercoat nedir

Undercoat ingilizcede ne demek, Undercoat nerede nasıl kullanılır?

Apply an undercoat : Astarlamak.

Undercoated : Astarlanmış. Astarlı. Alt kaplamalı.

Undercoating : Alt kaplama. Bir otomobilin alt tarafındaki koruyucu tabaka. Alt conta. Astar. Araç altı ziftleme. Astarlama.

Undercoatings : Alt conta. Astarlama. Araç altı ziftleme. Astar. Bir otomobilin alt tarafındaki koruyucu tabaka. Alt kaplama.

Undercoats : Astar boyası. İç ceket. Taban boya. Arakat sıva. Astarlamak. Arakat boya. Astar. Astar boya.

Undercooked : Az pişirilmiş. Yetersiz pişmiş. Az pişmiş. Yeterince pişirilmemiş.

Undercool : Aşırı soğutmak.

Undercooking : Az pişirmek. Yeterince pişirmemek.

Undercover : Gizli. Gizlenmiş. Gizli kapaklı. Örtülü. Tebdilen. Gizli çalışan. El altından. Gizli yapılan. Başka görünümde.

Undercooling : Aşırı soğutma.

İngilizce Undercoat Türkçe anlamı, Undercoat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Undercoat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seal : Fok avlamak. Kesinleştirmek. Kapatmak. Ayıbalığı. Ayıbalığı avlamak. Mühür basmak. Belirlemek (yazgı). Mühür. Mühürlemek.

Back cloth : Sahne gerisine konulan resimli perde. Baskı astarı. Dip perdesi.

 

Line : Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Askı halatı. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Hat. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Sürütme oltaları. Çizmek.

Couches : İn. Yataklar. Divan. Kanepe. Muayene sediri. Sedir. Ayrık otu.

Coating : Kaplanma. Kat çekme. Örtü. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Taban üzerine çeşitli yapıda katın sıvanması. Paltoluk kumaş. Elbiselik kumaş. Tabaka. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Primers : Ateşleme fitili. Püskürtme düzeni. İlk okuma kitabı. Alfabe. Ağızotu. El kitabı. Kapsül. Falya barutu.

Face : Yüzey. İtibar. Karşı karşıya gelmek. Katlanmak. Yüzleşmek. Göğüs germek. Uzbilimsel olarak iki boyutla gösterilen, bir özdeğin bir evresini öteki evrelerinden ya da başka özdekerden ayıran sınır yüzü. Yüzünü dönmek. Karşı koymak. Örtmek.

First coating : Birinci kat. İlk kaplama. İlk boya katı. Birinci kat sıva. Birinci katman. İlk örtü. Birinci tabaka.

Interlining : İç astarlık için kullanılan kumaş. İç astar. Dahili astar. Tela. Bir giysinin dış kumaş ile normal astarı arasına yerleştirilen iç astar.

 

Undercoat synonyms : underseal, apply an undercoat, lining, filler, adhesive substratum, fur, first coat, undercoats, liners, priming, primer, liner, couch, faces, ground coat, back gray, underfur, linings, ground colour, doublure.

Undercoat ingilizce tanımı, definition of Undercoat

Undercoat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A coat worn under another. A light coat, as distinguished from an overcoat, or a greatcoat.