Underdog türkçesi Underdog nedir

  • Güçsüz durumda olan grup.
  • Ezik.
  • Güçsüz durumda olan kimse.
  • Ezilen kişi.
  • Mazlum.
  • Averaj takımı.
  • Kazanma şansı az olan kimse veya takım.
  • Galip gelmesi beklenmeyen takım.
  • Zayıf durumda olan ülke.
  • Zayıf takım.
  • Yenilen kimse.

Underdog ile ilgili cümleler

English: Ali is the underdog.
Turkish: Ali mazlumdur.

English: Luciano, the underdog in the match, will be trying to make the champ eat humble pie.
Turkish: Luciano, maçtaki ezilen kişi, şampiyona mutevazı pasta yedirmeye çabalıyor olacak.

Underdog ingilizcede ne demek, Underdog nerede nasıl kullanılır?

Underdogs : Yenilen kimse. Galip gelmesi beklenmeyen takım. Ezik. Averaj takımı. Mazlum. Güçsüz durumda olan grup. Zayıf durumda olan ülke. Kazanma şansı az olan kimse veya takım. Zayıf takım. Güçsüz durumda olan kimse.

Underdo : Gerekeni yapmamak. Az pişirmek. Yetersiz yapmak. Baştan savma yapmak.

Underdoes : Yetersiz yapmak. Baştan savma yapmak. Gerekeni yapmamak. Az pişirmek.

Underdone : İçi pişmemiş (et). Kanlı (az pişmiş). Yeterli derecede yapılmamış. Tam pişmemiş. Az pişmiş.

Underdone meat : Az pişmiş et. Çiğ et. Yeterince pişirilmemiş et.

Underdeck : Güverte altı.

Underdeveloped country : Türlü tarihsel etkenler nedeniyle sanayileşememiş olan, üretimi ilkel uygulayımlı tarıma dayalı, eğitim düzeyi düşük kalmış, toplumsal ve ekinsel bütünleşmesi tam anlamıyla gerçekleşememiş, genellikle batılı anamalcı toplumlarca sömürülmüş ya da sömürülmekte olan ülke. Gelişmemiş üike. Az gelişmiş ülke. Azgelişmiş ülke.

 

Underdamped system : Eksik sönümlü sistem. Eksik sönümlü dizge.

Underdevelop : Eksik develope etmek. Düşük açındırmak. Eksik işlemek.

Underdeveloped : İyi tab edilmemiş. Azgelişmiş. Azgelişmiş (ülke). Az gelişmiş. Geri kalmış. Gelişmemiş. Ekonomik gelişim düzeyine erişmemiş.

İngilizce Underdog Türkçe anlamı, Underdog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underdog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smashed : Kör kütük sarhoş. Çarpılmış. Paramparça olmuş. Uyuşturucunun etkisi altında. Çakırkeyif. Sarhoş. Uçmuş. Kafası dumanlı. Fitil gibi sarhoş.

Nonstarter : Ezik kimse. Başarısız. Umutsuz kimse. Yarışta koşamayan at. Önemsiz kimse. Başarısız insan. Daha başlamadan yarıştan çekilen. Umutsuz girişim. Başarılı olması olası olmayan kimse veya şey. Yarışma başlamadan yarışmadan yarılan kimse.

Oppressed : Ezilen. Baskı gören. Sıkılmış. Sıkışmış. Ezilenler.

Sheepish : Koyun gibi. Kabahatinden dolayı utangaç. Şaşkın. Sersem. Çekingen. Süklüm püklüm. Gülünç bir şekilde utangaç. Utangaç. Sıkılgan.

Loser : Mağlup. Boş adam. Başarısız kimse. Yenilen. Ezik kimse. Kaybeden. Zarar eden kimse. Beceriksiz. Hayatı kaymış. Kaybeden kimse.

Ecchymosis : Morartı. Bir darbe ile deride oluşmuş renk değişikliği. Çürük. Bere. Morarma. Deri veya mukozalarda, yuvarlak veya düzensiz, mavi veya mor renkte, yama tarzında, yaklaşık bir el ayası büyüklüğündeki kanama alanı, ekimotik kanama. Herhangi bir darbeye maruz kalan dokulardaki kan damarlarının yırtılması sonucu deri altına kanın toplanmasıyla oluşan morluk, bere, çürük, ezik. Ekimoz.

 

Wronged : Haksızlığa uğrayan kimse. Mağdur. Haksızlık edilmiş. Haksızlığa uğramış.

Meek : Alçak gönüllü. Alçakgönüllü. Sakin. Yumuşak başlı. Mütevazı. Mütevazi. Uysal. Fazla uysal. Hiç sesini çıkarmayan. Silik.

Meeker : Silik. Alçakgönüllü. Uysal. Mütevazi. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kolorado eyaletinde şehir. Yumuşak başlı. Oklahoma eyaletinde şehir.

Underdog synonyms : unsuccessful person, underdogs, cataclastic, squashed, downtrod, contusion, mildest, aggrieved, modest, broken, also run, also ran, downtrodden, failure, bruise, dent, inoffensive, saddo, mild, crushed, contusions, meekest.

Underdog zıt anlamlı kelimeler, Underdog kelime anlamı

Underdog antonyms : achiever.