Uneasily türkçesi Uneasily nedir

  • Zorla.
  • Endişeli bir şekilde.
  • Huzursuz bir şekilde.
  • Rahatsız bir şekilde.
  • Sıkıntılı bir şekilde.

Uneasily ile ilgili cümleler

English: She smiled at him uneasily.
Turkish: O, huzursuzca ona gülümsedi.

English: Ali looked at Mary uneasily.
Turkish: Ali Mary'ye endişeli bir şekilde baktı.

English: Ali shifted uneasily.
Turkish: Ali zorla değiştirdi.

Uneasily ingilizcede ne demek, Uneasily nerede nasıl kullanılır?

Uneasier : Rahatsız edici. Sıkıntılı. Huzursuz. Endişeli. Tutuk. Endişe verici. Tedirgin. Rahatsız. Zor.

Uneasiest : Endişe verici. Rahatsız. Zor. Tedirgin. Tutuk. Endişeli. Huzursuz. Rahatsız edici. Sıkıntılı.

Uneasiness : Kuşku. Zorlanma. Huzursuzluk. Zorluk. Malez. Rahatsızlık. Kaygı. Sıkıntı. Tedirginlik. Endişe.

Cause uneasiness : Rahatsızlığa neden olmak.

Unease : Huzursuzluk. Tedirginlik. Rahatsızlık. Huzursuz hissetme durumu.

Unearth : Deliğinden çıkarmak. Topraktan çıkarmak. Keşfetmek. Toprağı kazıp çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Gün yüzüne çıkarmak. Meydana çıkarmak. Kazıp çıkarmak. Gün ışığına çıkarmak.

Unearned income : Haksız kazanç. Rant. Faiz geliri. Kira geliri. Faiz, kira ve kar payı gibi kişinin doğrudan emek harcamadan elde ettiği gelirler. bk. öndelik. Kazanılmamış gelir. Yatırım geliri. Havadan kazanılan para.

 

Unearned increment : Şerefiye. Kendi emeği ile kazanılmamış kıymet artışı. Gayrimenkuldeki değer artışı. Bir gayrimenkulde masraf yapılmaksızın ortaya çıkan değer artışı. Kazanılmamış kıymet artışı. Çalışılarak kazanılmamış kar. Çalışılarak hakedilmemiş kazanç. Çalışarak kazanılmamış kazanç (ör. gayrımenkul kiraları, birikimlerin faizi, vb.).

Uneasy : Endişelendirici. Kaygılı. Endişe verici. Kuşku. Tutuk. Rahatsız. Rahatsız edici. Rahatsız eden. Zor. Her an bozulabilecek (koalisyon).

Feel uneasy about something : Endişelenmek. Tedirgin olmak.

İngilizce Uneasily Türkçe anlamı, Uneasily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uneasily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compulsorily : Mecburen. Zorunlu olarak. Mecburiyetten.

Agitatedly : Tedirgin bir şekilde. Telaşla. Güçlü düzensiz hareketler ile. Ajite bir halde. Rahatsız edilmiş bir şekilde. Heyecanla.

Rough : Kötü. Yaklaşık. Yontulmamış. Dik (saç). Karalama. Kabaca. Pütür pütür yapmak. İşlenmemiş. Zor. Müstehcen.

By force : İhzaren. Şiddet yoluyla. Metazori. Cebri. Yaka paça. Çatır çatır. Zor kullanarak. Cebren.

Doubtingly : Şüphe ederek. Belirsizce. Kararsızca. Şüphelenerek. Kuşkuyla. Emin olmayarak.

Aggressively : Cesurca. İddialı bir şekilde. Saldırganca. Düşmanca bir şekilde.

Edgily : Sinirli bir şekilde. Gergin bir şekilde.

Worriedly : Üzüntülü bir halde. Tedirgince. Korku duyarak. Endişelice. Kaygılı olarak.

Forcefully : Kuvvet yoluyla. Güç kullanarak. Güçlü ve zinde bir şekilde. Dinç bir şekilde. Zor kullanarak. Enerjik olarak. Şiddele.

 

Dominantly : Dominant bir şekilde. Baskın bir şekilde. Kontrol eder bir şekilde. Hakim bir şekilde. Üstün bir şekilde. Otoriter bir şekilde. Baskın olarak.

Uneasily synonyms : by force, against his will, ill, uncomfortably, assertively, fretfully, forcibly, at the point of the bayonet, unrestfully, solicitously, by violence, anxiously, by main force, constrainedly, greyly, grayly, inconveniently, waspishly, bulldoze, apprehensively, by brute force, forcible.

Uneasily ingilizce tanımı, definition of Uneasily

Uneasily kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In an easy manner.