Zorla nedir, Zorla ne demek

Zorla; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

"Zorla" ile ilgili cümleler

  • "Ekrem'i zorla yatıştırıp bizim eve götürdüm." - A. Ümit
  • "Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık." - B. Felek

Zorla tanımı, anlamı:

Zorla güzellik olmaz : "bir iş insana zor kullanılarak yaptırılamaz" anlamında kullanılan bir söz. "kişiye, beğenmediği şey zorla beğendirilemez" anlamında kullanılan bir söz.

Zorlama : İçten gelmeyen. Zorlamak işi, zecir. Zorlanarak sağlanan, cebrî. Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk.

Zorlamak : Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak. Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek. Üstelemek, ısrar etmek.

Zorlamasız : Kolay, içten.

Zorlanma : Zorlanmak işi.

Zorlaşma : Zorlaşmak durumu.

Zorlaştırma : Zorlaştırmak işi.

Zorlayıcı : Zorlayan, mücbir.

Zorlayıcılık : Zorlayıcı olma durumu.

Zorlayış : Zorlama işi.

Sınırlarını zorlamak : Bütün gücünü en son noktaya kadar kullanmak. en son noktaya kadar çaba göstermek.

İsteme : İstemek işi.

İstek : Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.

Zoraki : İstemeye istemeye, istemeyerek, zorla. İstemeyerek yapılan.

Zor : "Yapamazsın" anlamında kullanılan bir söz. Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık. Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı. Yüküm, mecburiyet. Güçlükle. Baskı.

Cebren : Zorla.

Zecren : Zorla. Yasaklayarak. Eziyet ederek.

Metazori : Zorla.

İsteksiz : İsteksizce. Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz.

Zorla alma : Bir kimsenin malını, kimi nesneler üstündeki haklarını zorla alma.

Zorla besleme : Zorlamalı, aşırı yemleme programının uygulanması.

Zorla borçlanma : 1. Devletin özel veya tüzel kişilerden zorunlu borçlar biçiminde borçlanması. 2, bk. borç ertelemesi

Zorla çalıştırma sözleşmesi : Askerlik hizmeti, mahkûmların belirli bir denetime göre çalıştırılmaları, savaş, yangın ve deprem gibi olağanüstü durumlar dışında zorla ya da zorunlu çalıştırmanın her tür biçimine son verilmesini öngören ve 1930 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Zorla çalıştırma yasağı : Anayasa ve iş yasasında belirtilen dayanaklara göre kişinin ve işçinin zorlama yolu ile çalıştırılmaması.

Zorla çalıştırma yöntemi : Çalışmanın ve çalıştırılmanın bir ödev olduğu ilkesinden gidilerek zorunlu hallerde kişinin kendi isteği dışında yasa zoru ile çalıştırılması.

Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Zorla çekip çıkarma : Doğuma yardım sırasında yavrunun dışarıdan aşırı güç uygulanarak doğum kanalı yoluyla çekilip çıkarılması, ekstraksiyon fors.

Zorla ilişme : Kız ya da kadına cinsel saldırıda bulunarak zorla döl yatağı yoluna erkeklik organını sokma.

Zorla salınım : Sıklığı, yinelenen bir dış sürücü kuvvetin sıklığına eşit olan devinim ya da yineli bir yük-süren erkil ile sürülen bir elektriksel çevrimde oluşan dalgalı akım. bk. sürülen devinim.

Zorla ile ilgili Cümleler

  • Ondan sonra onun yaşamı daha da zorlaştı.
  • Zorla mı tutucaksın beni?
  • Dan, Matt'e vurdu ve onu Tuğba'dan özür dilemeye zorladı.
  • Zorla girmedim.
  • Hayat seni zor seçimler yapman için zorlayabilir.
  • Zorla, kalpleri kıra kıra bir yere gitmek istemiyorum.
  • Zorla bunu yapmak için zorlandım.
  • Sis, sürüşü zorlaştırdı.
  • Ali zorla bir araştırma laboratuvarında girdi.
  • Ali Mary'nin ofisine zorla girdi.
  • Hayat Mustafa için zorlaştı.
  • Zorla girmedik.
  • Zorlamayın toparlayamazsınız!
  • Zorla yapamazsın.

Diğer dillerde Zorla anlamı nedir?

İngilizce'de Zorla ne demek? : adv. at the point of the bayonet, constrainedly, by force, forcibly, hard, hardly, ill, only just, perforce, by violence

n. under compulsion

v. bludgeon, bully, clamor down, coerce, compel, constrain, cow smb. into, cozen, drag in, drive, edge on, enforce, exact, force, impel, impose, impress, lean upon, obligate, outrage, press, pressure, push, push smb. for, railroad

Fransızca'da Zorla : par force, de force, de vive force, de haute lutte, forcément

Almanca'da Zorla : adj. gewaltsam, gezwungen

Rusça'da Zorla : adv. едва