Unfed türkçesi Unfed nedir

  • .
  • Beslenmemiş.
  • Yemek verilmemiş.

Unfed ingilizcede ne demek, Unfed nerede nasıl kullanılır?

Unfederated : Bir federasyona ait olmayan. Bir federasyona dahil olmayan. Birleşmemiş.

Unfeared : Korkuya sebep olmayan. Çekinmemiş. Korkmamış.

Unfearing : Korkmamış. Korkutmayan. Ürkmemiş. Korkmayan.

Unfeasibility : Yapılamamazlık. Uygulanamazlık. Kullanışsızlık. Pratik olmama. Yerine getirilmesi imkansız olma durumu. Uygun olmama.

Unfeasible : Gerçekleştirilemez. Yapılamaz. Olanaksız. İmkansız.

Unfeminine : Feminen olmayan. Kadınsı olmayan.

Unfeeling : Acımasız. Zalim. Duygusuz. Katı kalpli. İnsafsız. Merhametsiz. Hissiz. Katı.

Unfermented : Mayalanmamış. Mayasız. Fermantasyon geçirmemiş. Ekşimemiş.

Unfeeble : Zayıf olmayan. Dermansız olmayan. Kuvvetli. Güçlü.

Unfeelingly : Kabaca. Acımasızca. Sevimsiz ve soğuk bir şekilde. Duygusuz bir şekilde. Duygusuzca.

İngilizce Unfed Türkçe anlamı, Unfed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unfed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Greediest : Açgözlü. Doyumsuz. Obur. Muhteris. Doymaz. Gözü aç. Camgöz. Hevesli. Pisboğaz.

Greedy : Haris. Hırslı. Pisboğaz. Muhteris. Camgöz. Tamahkar. Doymaz. Doyumsuz. Hevesli.

Covetous : Hırslı. Açgözlü. Aç gözlü. İstekli. Haris. Mal canlısı.

 

Emptier : Anlamsız. Yoksun. Önemsiz. Daha boş. İçeriksiz. Boş. Boşuna. Boşaltıcı.

Hollow : Yalan. Oyuk. Çukur. Sahte. Ağaç kovuğu. Oyulmak. Çökük. Boş. Dere. Boşluk.

Hollower : Boşluktan gelen. Delik. Çökük. Sahte. Kof. Boş. Çökmüş. Yalan. Oyuk.

Hollowest : Boş. Kof. Çökmüş. Delikli. Boşluktan gelen. Çukur. Sahte. Oyuk. Yalan.

Hungered : Aç bırakılmış. Özlemek. Açlık çeken. Aç bırakmak. Hasret çekmek.

Famished : Çok aç. Açlık çeken. Açlıktan ölen.

Esurient : Obur. Açgözlü. Tamahkar.

Unfed synonyms : unfueled, empty, hungry, malnourished, greedier, unnourished, hungriest, emptiest, hungrier.

Unfed zıt anlamlı kelimeler, Unfed kelime anlamı

Nourished : Beslemek. Gütmek (duygu). Büyütmek. Beslenen. Desteklemek.

Fueled : Yakıtı olan. Yakıt doldurulmuş. Benzin doldurulmuş. Yakıtlı. Yakıt ile doldurulmuş.