Greedy türkçesi Greedy nedir

Greedy ile ilgili cümleler

English: Let's not get greedy here.
Turkish: Burada aç gözlü davranmayalım.

English: Don't put your greedy hands on my money.
Turkish: Aç gözlü ellerini paramın üzerine koyma.

English: He's greedy and ruthless.
Turkish: O, açgözlü ve acımasız.

English: He's greedy and lazy.
Turkish: O aç gözlü ve tembel.

English: Ali was a greedy man.
Turkish: Ali açgözlü bir adamdı.

Greedy ingilizcede ne demek, Greedy nerede nasıl kullanılır?

As greedy as : Kadar aç.

Be greedy for : Gözünü bir şey hırsı bürümek.

Greed : Tamah. Haris. Oburluk. Hırs. Doyumsuzluk. Hasis. Tul-u emel. Açgözlülük. Hevesli.

Greedier : Muhteris. Hevesli. Haris. Aç. Tamahkar. Pisboğaz. Doyumsuz. Açgözlü. Obur. Doymaz.

Greediest : Muhteris. Camgöz. Tamahkar. Açgözlü. Doyumsuz. Hevesli. Obur. Hırslı. Pisboğaz. Doymaz.

Greeds : Doyumsuzluk. Tul-u emel. Hasis. Oburluk. Hırs. Tamah. Haris. Açgözlülük. Hevesli.

Agreed judgement : İki tarafın anlaşmaya vardığı sözleşmeye yetki veren hüküm. Anlaşmaya varılmış karar. Davacılar tarafından anlaşma sağlanmış olan yüksek mahkeme kararı.

Greediness : Oburluk. Cimrilik. Açgözlülük. Hırs. Tamahkarlık.

 

Agreed : Anlaşmış. Aynı fikirde olan. Kararlaştırılmış. Anlaşması sağlanmış. Anlaşmaya varılmış. Birlikte alınmış. Kabul edilmiş. Mutabık. Olur. Tamam.

Agreed decision : Ortak karar.

İngilizce Greedy Türkçe anlamı, Greedy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greedy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gourmet : Lezzetli ve kaliteli (yemek). Ağzının tadını bilen. Şaraptan anlayan kimse. Damağına düşkün. Damak tadı sahibi. Lezzetsever. Yemek ve içkinin iyisinden anlayan kimse. İyi yiyecek ve içecekten anlayan kişi. Ağzının tadını bilen kimse.

Fervid : Ateş gibi. Çok şevkli. İhtiraslı. Çok sıcak. Gayretli. Atılgan. Ateşli. Yoğun. Şiddetli.

Tope : Camgöz balığı. Alkolik olmak. Ayyaş gibi içmek. Çok içmek. Ayyaş olmak.

Avaricious : Paragöz. Para canlısı.

Greed : Doyumsuzluk. Hırs. Açgözlülük. Oburluk. Tul-u emel. Hasis. Tamah.

Piggish : Pis. Bencil. Domuz gibi.

Angrier : Kızarmış. Kızgın. Kızmış. Daha sinirli. Sinirli. İltihaplı. Hiddetli. Fırtınalı. Öfkeli.

Hardfisted : Cimri. Yumruğu kuvvetli.

Gluttons : Doymayan kimse. Porsuk. Hevesli kimse.

Gormands : Açgözlü kimse. Doymayan kimsen. Boğazına düşkün kimse. Çok yiyen kimse. Obur kimse.

Greedy synonyms : grasping, rapacious, gormandizer, toped, gourmand, gormand, hollow, grabbier, covetous, implacable, bouncier, niggard, voracious, angriest, miserly, gourmands, niggards, grabbiest, prehensile, shark, insatiate, edacious, famished, empty, bounciest, athirst, topes, glass eye, hungry, hollower, craven, gluttonous, cormorant.

Greedy zıt anlamlı kelimeler, Greedy kelime anlamı

 

Abstemious : Kendini tutan (özellikle yeme içme konusunda). Aşırı yiyip içmekten sakınan. Perhiz yapan. Özellikle yeme içme konusunda kendini tutan. Az ile yetinen (yeme içmede). Tensel zevklerle az ilgilenen. Perhizkar. Kanaatkar. Aşırılıklar bulunmayan. Yeme içmede azla yetinen.

Greedy antonyms : unacquisitive.

Greedy ingilizce tanımı, definition of Greedy

Greedy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a lion that is greedy of his prey. Very hungry. Having a keen appetite for food or drink. Voracious. Followed by of. Ravenous.