Greed türkçesi Greed nedir

Greed ile ilgili cümleler

English: Ali certainly is greedy.
Turkish: Ali kesinlikle açgözlü.

English: When will human greed end?
Turkish: İnsanın açgözlülüğü ne zaman son bulacak?

English: Human greed is threatening the existence of many species.
Turkish: İnsan açgözlülüğü birçok türün varlığını tehdit ediyor.

English: Ali is greedy, isn't he?
Turkish: Ali açgözlü, değil mi?

English: Ali is extremely greedy.
Turkish: Ali son derece aç gözlü.

Greed ingilizcede ne demek, Greed nerede nasıl kullanılır?

Greedier : Gözü aç. Camgöz. Pisboğaz. Hevesli. Açgözlü. Hırslı. Obur. Doyumsuz. Muhteris. Doymaz.

Greediest : Haris. Açgözlü. Aç. Pisboğaz. Gözü aç. Hevesli. Hırslı. Doymaz. Tamahkar. Obur.

Greedily : Doyumsuz bir şekilde. Bencilce. Hırsla. Kapış kapış. Açgözlülükle. Çala kaşık. Paragöz bir şekilde. Hırslı bir şekilde. İstekli bir şekilde. Oburca.

Greediness : Hırs. Tamahkarlık. Oburluk. Cimrilik. Açgözlülük.

Greeds : Tamah. Tul-u emel. Haris. Oburluk. Hevesli. Hasis. Doyumsuzluk. Açgözlülük. Hırs.

As greedy as : Kadar aç.

Agreed upon : Kabul edilen. Onaylanmış. Anlaşılan. Üzerinde anlaşmaya varılmış. Kararlaştırılmış.

 

Greedy : Hırslı. Aç. Muhteris. Açgözlü. Gözü aç. Camgöz. Tamahkar. Obur. Haris. Hevesli.

Agreed judgement : İki tarafın anlaşmaya vardığı sözleşmeye yetki veren hüküm. Davacılar tarafından anlaşma sağlanmış olan yüksek mahkeme kararı. Anlaşmaya varılmış karar.

Eat greedily : Abur cubur yemek.

İngilizce Greed Türkçe anlamı, Greed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eagerness : İstek. Canlılık. Can atma. Heveslilik. Şevk. Arzu. Heves. Sabırsızlık. İsteklilik.

Athirst : Susuz. Susamış. İstekli.

Agog : Can atan. Heyecanla. Sabırsızlıkla. Şevkli. Heyecanlanmış. Sabırsız. Heyecanlı. Coşmuş. Ümitli.

Mean : Acımasız. Huysuz. Keyifsiz. Demek olmak. Demek istemek. Niyet etmek. Utangaç. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Bayağı. Vasati.

Bounciest : Canlı. Zıpır. Canli. İstekli. Yerinde duramayan. Yaşam dolu.

Meanest : Utangaç. Düşünmek. Ortalama. Zor. Eli sıkı. Ahlaksız. Orantılı. Orta. Cimri.

Bouncier : Canlı. İstekli. Yerinde duramayan. Yaşam dolu. Canli. Zıpır.

Cacoethes : Bir inanç veya tutku için rahatsız edici ancak karşı konulamaz motivasyon veya arzu. Tatmin edilemeyen arzu. Tutku. Kötü alışkanlık. Düşkünlük.

Amateurs : Meraklı. Amatör.

Grabby : Para canlısı. Şehvetli. Açgözlü. Göze çarpan. Hırslı. Yağmacı. Dikkat çekici.

Greed synonyms : mortal sin, avaritia, illiberal, niggarding, rapaciousness, dabbler, greeds, greedier, avid, insatiateness, meaner, possessiveness, bouncy, gorging, dissatisfaction, gorges, greediest, desire, miser, gluttony, gorge, misers, anxious, furies, miserly, closefisted, cupidities, niggard, avidity, avidness, gluttonies, costive, grasping.

 

Greed zıt anlamlı kelimeler, Greed kelime anlamı

Venial sin : Bağışlanabilir günah. Affedilebilir suç. Affedilir günah. Affedilebilir günah.

Greed ingilizce tanımı, definition of Greed

Greed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a greed of gain. Greediness. An eager desire or longing.