Unions türkçesi Unions nedir

Unions ile ilgili cümleler

English: Everyone has the right to form and to join trade unions for the protection of his interests.
Turkish: Herkesin menfaatlerinin korunması için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.

English: The labor unions had been threatening the government with a general strike.
Turkish: İşçi sendikaları hükümeti genel grevle tehdit etmekteydi.

English: They did not join unions or strike.
Turkish: Sendikalara ya da greve katılmadılar.

Unions ingilizcede ne demek, Unions nerede nasıl kullanılır?

Unions of cooperations : Kooperatiflerin ortak çıkarlarını korumak, etkinliklerini denetlemek ve aralarındaki eşgüdümü sağlamak gibi amaçlarla kooperatiflerce oluşturulan birlik. Kooperatif birlikleri.

European trade unions confederation : Avrupa işçi sendikaları konfederasyonu.

Labour unions confederation : İşçi sendikaları birliği. Ayrı iş kollarında kurulan aynı sendikalardan oluşan birlik.

Confederation of labour unions : İşçi sendikaları birliği. Ayrı iş kollarında kurulan aynı sendikalardan oluşan birlik.

International confederation of free trade unions : Uluslararası hür işçi sendikaları konfederasyonu. İşçi sendikalarının üye oldukları, 1949 yılında merkezi brüksel olarak kurulan ve kasım 2006 tarihinde dünya emek konfederasyonu ile birleşerek olan uluslararası sendikalar konfederasyonuna dönüşen üstbirlik. Uluslararası hür işçi konfederasyonları. 1949'da kurulan işçi haklarını gözlemleyen ve savunan uluslararası işçi sendikası. Icftu.

 

Reunions : Uzlaşma. Yeniden bir araya gelme. Birleşme. Sıla. Toplanma. Tekrar toplanma. Yeniden birleşme. Toplantı. Anma toplantısı.

Union dues : Sendika aidatı.

World federation of trade unions : Dünya işçi sendikaları federasyonu. Wftu. Birbiriyle ilgili ve birbirine bağlı olan işçi sendikalarının oluşturduğu ve dünya çapında 120 ülkeden 130 milyon işçinin ortak çıkarlarını temsil eden birlik.

Union agreement : Sendika sözleşmesi. Toplu iş sözleşmesi.

Communions : Katılma. Aynı düşüncede olma. Cemaat. Paylaşma. Sohbet. Birlik. İştirak. Komünyon. Görüş birliği. Duygu ortaklığı.

İngilizce Unions Türkçe anlamı, Unions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bund : Toprak set. Sarmalama. Rıhtım. Set. Bent. Toprak set çekmek.

Conjugality : Karı koca olarak bir arada olma durumu. Karı koca olarak bir araya gelme durumu. Evlenme.

Synod : Sinod. Toplantı. Kilise meclisi. Kavuşum (astronomi terimi). Rahipler meclisi. Kavuşma (astronomi terimi). Seçilmiş üyelerden oluşan kurul. Ruhani meclis. Meclis.

Labor : Çalışma. Çaba harcamak. (taşıt) yavaş yavaş ilerlemek. İş gücü. Çalışmak. İşgücü. Doğum sancısı. Emek vermek. Çalışmak (iş vb).

 

Organisation : Düzenleme. Ortaklık. Düzenlenme. Düzenlenmiş olma durumu. Örgütlü kuruluş. Birlik (ayrıca organization). Örgütlenme. Örgüt. Organize etme. Organizasyon.

Cohesion : Özyapışkanlık. İçtutunum. Bağıntı. İçyapişkanlık. Yapışma. Bağlaşma. Bağlılık. Uyuşma. Birbirini tutma.

Connubial : Evlilik ile ilgili. İzdivaci. Karı kocalığa ait. Evliliğe ait. Evli. İzdivacı. Evlilikle ilgili.

Amalgamation : Birleştirme. Katılma. Toplu işletme. Karışma. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. Karışım. Bütünleştirme. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Füzyon.

Club : Sopa ile dövmek. Ortak olmak. Kulüp. Sopayla dövmek. Dövmek. Ortakça yatırmak. Toplamak. Çomak. Lobut. Sinek (iskambil).

Vertical union : Endüstri birliği.

Unions synonyms : trade union movement, trades union, industrial workers of the world, industrial union, i.w.w., iww, alliances, agreement, conjugal, corporation, agreements, syndicating, matrimony, concords, convergency, federation, almshouse, convergence, alms house, contiguity, workhouse, coming together, union, marriage, trade union, anschluss, bodies, adjunction, almshouses, consociation, spousal, guild, cohesions.

Unions zıt anlamlı kelimeler, Unions kelime anlamı

Southern : Güney. Güneye ait. Güneyli.

Unions antonyms : slave state.