Utensil türkçesi Utensil nedir

Utensil ile ilgili cümleler

English: Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Turkish: Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.

Utensil ingilizcede ne demek, Utensil nerede nasıl kullanılır?

Cooking utensil : Yemek pişirme malzemesi. Mutfak takımı. Mutfak aletleri.

Kitchen utensil : Mutfak eşyası. Mutfak malzemesi.

Utensils : Kap kacak. Kap-kacak. Mutfak eşyaları. Malzemeler. Aletler.

Cooking utensils : Mutfak aletleri.

Kitchen utensils : Yemek yapmak ve yemek için kullanılan aletler. Mutfak eşyaları. Mutfak aletleri. Mutfak gereçleri.

Acuteness : Çabuk kavrama. Çabuk kavrayabilirlik. Şiddet. Açıkgözlülük. Keskinlik. Zeka. Sivrilik.

Writing utensils : Yazı araçları. Yazma malzemeleri. Yazım malzemeleri. Yazmak için gerekli olan kalemler ve diğer araçlar. Yazmak için gerekli olan malzemeler. Yazı malzemeleri.

Bruteness : Vahşilik. Gaddarlık.

Butene : Bütan gazı. Büten. Kolaylıkla sıvı hale dönüştürülebilen parlayıcı renksiz gaz.

Corn gluten : Mısır işleme tekniği ve elde ediliş biçimine göre mısır glüten yemi ve mısır glüten unu olmak üzere iki kısma ayrılan, proteince zengin, mısır nişasta endüstrisi yan ürünü. Mısır glüteni. Mısır gluteni.

 

İngilizce Utensil Türkçe anlamı, Utensil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Utensil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gadgety : Ivır zıvır. Düzenbaz. Kurt. Hilekar.

Kit : Kemençe. Malzeme (belirli bir iş için). Alet çantası. Avadanlık. Alet takımı. Takım. Pılı pırtı. Aparat. Araç gereç.

Kitchen utensil : Mutfak malzemesi. Mutfak eşyası.

Binders : Cilt. Ciltler. Ciltçi. Bağ. Biçerbağlar. Bağlayıcılar. Geçici anlaşma. Kuşak. Bağlayıcı madde.

Dongs : Çük (argo sözcük). Çük. Yarak. Ağır darbe (avustralya ingilizcesi). Penis. Kamış (argo sözcük). Dong. Çin ve vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Kamış.

Ingredient : Bileşim maddesi. Unsur. İngrediyent. Etken. Katkı maddesi. Madde (karışımdaki). Cüz. Muhteva. Bir karışımı veya bileşiği oluşturan maddelerden her biri.

Implement : Uygulamak. Yürürlüğe koymak (yasa, karar vb'ni). Yapmak. Gerçekleştirmek. Yerine getirmek (plan vb'ni). Alet-edevat. Sağlamak. Takım.

Player : Çalgı çalan kimse. Sporcu. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Çalan kimse. Çalar. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Aktör. Kumarbaz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Crucible : İçinde eritme ya da yakma işlemleri yapılan, porselen, grafit ya da metal küçük kap. Pota (kimya terimi). Maden eritme kabı. Kroze. Yüksek. Pota. Zorlu deneme. Kröze.

Cooking utensil : Mutfak aletleri. Yemek pişirme malzemesi.

Utensil synonyms : copperware, material, devices, appliance, gadget, materials, appliances, holloware, burton, burtons, apparatus, findings, furnishing, instruments, basin, ding a ling, case, hollowware, materiel, device, kits, catchalls, dong, ceramic ware, holder, binder, cape, instr, containers, holders, ingredients, catchall, server.

 

Utensil ingilizce tanımı, definition of Utensil

Utensil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is used. Especially, an instrument or vessel used in a kitchen, or in domestic and farming business. An instrument. An implement.