Vacancies türkçesi Vacancies nedir

Vacancies ile ilgili cümleler

English: Do you have any vacancies?
Turkish: Boş yeriniz var mı?

English: I'm sorry, we have no vacancies.
Turkish: Üzgünüm, hiç boş yerimiz yok.

English: Are there any vacancies at your hotel?
Turkish: Otelinizde hiç boş yer var mı?

Vacancies ingilizcede ne demek, Vacancies nerede nasıl kullanılır?

Do you have any vacancies : Boş yeriniz var mı.

No vacancies : Boş yer yok.

Vacancy : Boş iş. Örnek boşluğu. Rastlantılı olarak seçilmiş bir örnek evrenini oluşturan örnek birimlerden kiminin ele geçirilemeyişinden doğan boşluk. İşverenin ek emek isteminin karşılanmadığı durum.

Vacancy rate : Boş konut katsayısı. Belli bir kent bölgesinde, ya da kentin tümünde, boş konut birimleri sayısı ile toplam konut birimleri sayısı arasındaki orantı. konut birimlerinin ne ölçüde boş tutulmakta olduğunu gösteren sayısal ölçüt. Doldurulmamış mevcut iş sayısının çalışabilir nüfusa oranı. Boş iş oranı. Boşluk oranı.

Job vacancy : Eleman açığı.

Vacant land : Sahipsiz arazi. Boş arsa.

Vacant seats : Boş oturaklar. Boş yer. Oturmaya müsait yerler. Boş koltuk.

Vacant : Müsait. Boş. Varissiz. İşsiz. Sahipsiz. Terkedilmiş. Bön. Boş (bakış). Akılsız. Dalgın.

 

Vacant possession : Boş teslim (ev).

Vacant lot : İş kaybı. Şehirde boş arsa.

İngilizce Vacancies Türkçe anlamı, Vacancies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vacancies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kef : Keyif. Haşiş.

Abstractedness : Zihin meşguliyeti.

Apparentness : Aşikarlık. Besbelli. Meşru mirasçı olma. Bariz. Meşru mirasçılık. Görünüşte olan. Ortada oluş. Ortadalık. Anlaşılır olma. Görünür olma.

Blankness : İfadesizlik. Şaşkınlık. Anlamsızlık.

Cavern : Kavern. Oyuk. Mağara. İn. Büyük mağara. Büyük ve derin mağara. Geniş yeraltı açıklığı. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar.

Candor : Samimiyet. İyi kalplilik. Açık kalplilik. İçtenlik. Açık sözlülük. Saflık. Doğruluk. Açıkyüreklilik. Toksözlülük.

Indiscretion : Patavatsızlık. Gevezelik. Düşüncesiz bir davranış. Düşüncesizlik. Sağgörüsüzlük. Yersiz davranış. Boşboğazlık. Düşüncesizce söylenen söz. Düşünmeden davranma.

Nonemployment : Çalışmama.

Blanker : Tam. Açık yer. Görüntüsüz (televizyon terimi). Sövmek. Çıkarmak. Şaşırmış. Feshetmek. Boş. Yazısız kağıt.

Vacancies synonyms : empty space, absentmindedness, dodoism, empty room, dilatoriness, dalliance, voids, air castle, inattentiveness, absence of mind, abandonments, absence, dulness, folly, daydreaming, aperture, absent mindedness, abysses, idiotism, absences, lornness, space, unemployment, vacant seat, blanking, insensateness, inactivity, hiatuses, room, absurdness, blank look, dodoisms, abyss.