Vaccines türkçesi Vaccines nedir
- Aşı maddesi.
- Aşı.
- Aşılar.
Vaccines ingilizcede ne demek, Vaccines nerede nasıl kullanılır?
Agglutinogen vaccines : Aglütinojen aşılar. Canlı organizmaya verildiğinde aglütinasyon yapan antikorların oluşmasına neden olan aşılar.
Malaria vaccines : Sıtma aşıları. İnsanlarda sıtmaya neden olan dört plasmodium türü veya kemiricilerde sıtmaya neden olan p. berghei den elde edilen antijenlerle yapılan aşı.
Malarial vaccines : İnsanlarda sıtmaya neden olan dört plasmodium türü veya kemiricilerde sıtmaya neden olan p. berghei den elde edilen antijenlerle yapılan aşı. Sıtma aşıları.
Non agglutinogen vaccines : Canlıya verildiğinde aglütinasyon yapmayan antikorların oluşumuna neden olmayan aşılar. Aglütinojen olmayan aşılar.
Protozoan vaccines : Enfeksiyöz protozoer hastalıkları tedavi etmek veya bu hastalıklardan korunmak amacıyla kullanılan attenüe edilmiş veya öldürülmüş protozoa süspansiyonları. Protozoon aşıları.
Dpt vaccine : İnaktif difteri ve tetanoz zehirleri ve öldürülmüş bordetella pertussis hücreleri içeren, bağışıklık sağlamada kullanılan bir bileşik aşı. Dpt aşısı.
Bovine vaccine : İnek aşısı.
Dna vaccine : Dna aşısı. Antijenik proteinleri kodlayan dna içeren aşı.
Coccidiosis vaccine : Tavuklarda bağışıklık oluşumunu sağlamak amacıyla kullanılan tavuk orijinli canlı sporlanmış ookist. Koksidiyozis aşısı.
Anti rabies vaccine : Anti-kuduz aşısı. Kuduz hastalığına neden olan virüs ile enfeksiyonu engelleyen aşı.
İngilizce Vaccines Türkçe anlamı, Vaccines eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vaccines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Graft : Yozlaşma. Nakletmek. Greft. Yolsuzluk. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Rüşvet vermek. Vücudun bir bölgesini örtmek veya bir eksikliği desteklemek için eklenen bir parça canlı doku, greft. Yolsuzlukla elde edilen. Yolsuzluk yapmak.
Inoculum : Aşılamada kullanılan madde. Aşılamada kullanılan malzeme. İnoklum. İnokülant. İnokulant. Kaliteli silaj üretilmesi amacıyla silaj materyaline katılan, laktik asit üreten bakteriler. Besi yeri gibi bir materyale eklenen mikroorganizma.
Booster shot : Ek aşı. Aşı rapeli. Rapel aşı. Bağışıklık artırıcı aşı.
Grafting : Aşı (yapma). Organ aşılama. Aşılama. Rüşvet alma. Greft alma. Çubuk aşısı.
Bud : Gelişmemiş şey veya kimse. Gelişmeye başlamak. Gonca vermek. Kafadar. Aşılamak. Ahbap. Tomurcuklanmak. Filizlenmek. Sürmek. Arkadaş.
Immunisation : İmmünizasyon. İmmunizasyon. Korunmalı portfolyo. Bağışıklama. İmmünize. Bağışıklığı artırma. Aşılama. Bağışıklık. Bağışıklık kazandırma.
Immunisations : Bağışıklığı artırma. Aşılama. Korunmalı portfolyo. (britanya ingilizcesi) bağışıklık kazandırma. Bağışıklık. Bağışıklama. İmmünizasyon. İmmunizasyon. Bir hastalığa karşı duyarsızlık kazandırma süreci (immunization olarak da yazılır).
Vaccine : Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant dna tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen. Aşıya ait. Vaksen.
Infection : İltihap. Bulaşma. Hastalık. Mikrop kapma. Hastalık etkeni mikroorganizmanın vücuda girişi ve yayılışı, patojen mikroorganizmaların neden olduğu bulaşıcı veya bulaşıcı olmayan hastalık, infeksiyon. Enfeksiyon. Sirayet. Bakteri, virüs, mantar veya protozoonların bir organizmaya girmesi. enfeksiyon yapan organizmaların bir hücre veya canlıda meydana getirdiği durum. Bulaştırma. Bakteri, virüs, mantar ya da protozoonların bir organizmaya girmesi. enfeksiyon yapan organizmaların bir hücre ya da canlıda meydana getirdiği durum.
Buddings : Göz aşısı. Meslekte ilerleme. Tomurcuklanma. Gelişme çağında olan. Yetişmekte olan. Tomurcuklanan. Tomurcuklayan. Gelişme.
Vaccines synonyms : progressive vaccinia, proteosome, proteosome vaccine, immunizing agent, vaccinum, variola vaccinia, pneumovax, pneumococcal vaccine, vaccinia gangrenosa, variola vaccine, variola vaccina, poliovirus vaccine, dpt vaccine, inoculations, inoculums, antiserums, inoculation, immunogen, budded, antiserum, immunization, budding, vaccina.

Bu kısımda Vaccines kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vaccines ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vaccines anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vaccines ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.