Valuative türkçesi Valuative nedir

  • Paha biçen bir şekilde.
  • Değer biçen bir şekilde.

Valuative ingilizcede ne demek, Valuative nerede nasıl kullanılır?

Evaluative : Değerlendiren. Değer biçen.

Evaluative criteria : Değerlendirici ölçütler. Bir eğitim kurumunun programı bütünü ile değerlendirilirken bu değerlendirmeye temel olacak etmenler ve ölçünler.

Valuating : Tahmin etmek. Fiyat biçmek. Paha biçmek. Değer biçmek.

Valuation : Fiyat. Kıymet takdiri. Değer biçme. Ekspertiz. Bir özdek, bir nesne, bir malın para ile çözümlenen değişim değerini saptama. Keşfini yapma. Değerlendirme. Biçilen değer. Değer.

Valuation measure : Sayımın yapıldığı günde geçerli olan yasal eder temel alınarak ulusal paraya göre yapılan değerlendirme yöntemi. Değerleme ölçüsü.

Valuational : Değer biçmeye dönük. Paha biçmekle ilgili.

Customs valuation explanatory notes : Gümrük işbirliği konseyi'nce yapılmış olan gümrük değeri tanımına ilişkin yine bu konsey'in yayınlandığı açıklama notları. Gümrük değeri açıklama notları.

Valuation survey : Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım. Değeryazım.

 

Accounting valuation : Muhasebe değeri. Muhasebe değerlendirmesi. Muhasebe değerlemesi. Sayışmanlık değeri. Genel giderlerin ve değerlerin para ile ölçülebilen söylenilen tüm değerleri.

Valuations : Değerleme. Değer. Değer biçme. Değerlendirme.

İngilizce Valuative Türkçe anlamı, Valuative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Valuative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Score : Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. yenik takımlar ise değer alamazlar. Çentiklemek. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. Azarlamak. Sayılar. Partisyon yazmak. Bir testten, genellikle doğru olarak yanıtlanan madde sayısına göre elde edilen sonuca sayıyla biçilen değer. 2-üzerinde matematiksel bir işlem yapılmamış olan puan; ham puan. Hesabını tutmak. Gol atmak. Çizmek.

Pricing : Fiyat uygulaması. Fiyatlandırarak. Fiyat belirleme. Fiyat tespiti. Fiyatlandırılan. Fiyat tespit etme. Paha biçmek. Fiyat koyma. Fiyatlama.

Appraisal : Ekspertiz. Değer tahmini. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Değer biçme. Kıymet takdiri etmek. Tahmin. Değer takdiri. Değerlendirme. Kıymet takdir etme. Bir filmin çeşitli yönlerden taşıdığı özellikleri ayırt edip, çözümleyip film konusunda bir yargıya varma. özellikle, yetkili bir kurulca bu yolda varılmış ve gerekçeleriyle açıklanmış yargı.

Assessment : Tahakkuk. Vergi. Fikir. Belirlenen değer. Değerlendirme. Değeryazım. Tayin etme (para miktarını). Vergi idaresinin çeşitli biçimlerde belirlediği matraha vergi tarifelerinin uygulanmasıyla vergi borcunun hesaplamasına yönelik idari işlem. Tarh.

 

Mark : Malların üzerine marka koymak ya da vurmak. Not vermek. Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Hedef. Çizik. Belirtmek. Markos. Belirti. Mark. Göstermek.

Evaluation : Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir şeyin nitelik ya da niceliği üstüne yapılan çalışma sonucu varılan yargı. aynı biçimdeki olayların, birtakım ölçünlere göre, önemini belirtme. türlü öğretim amaçlarının gerçekleşme oranını değişik yollarla ölçme ve ortaya çıkan sonuçlar üzerinde değer biçme. Değer tahmini. Herhangi bir dizgenin tasarım ve gerçekleşme aşamalarını izleyen işletim döneminde, gözetilen amaçlara, benzer amaçlar için daha önce kullanılan dizgelere göre başarı ölçümü, bk. dizge değerleme. Kıymet takdiri. Ölçüm. Paha biçme. Değerleme. Ölçüm konusu olan bir nesne üzerinde nicel ya da nitel ayrımlar yaparak değerlendirici yargılamalarda bulunma. Değer biçme.

Critical : Ciddi. Eleştiri niteliğinde. Dönümcül. Nazik. Eleştirici. Kusur bulan. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Değerlendirme amacıyla yapılan. Kusur bulmak amacıyla söylenen. Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan.

Reevaluation : Tekrar değerlendirme.

Undervaluation : Kıymetinden düşme. Noksan değer takdiri. Değerinin aşırı derecede düşük kıymetlendirilmesi. Hafife alma. Eksik değerlendirme. Eksik değerleme. Az değer biçme. Eksik değer koyma. Yetersiz değerleme.

Rating : Güç. Deniz eri. Düzgün, tek biçimli, yoğunluğu doğru ve değişmez pozitif bir eşlem sağlamak amacıyla, yoğunluğu değişik bir negatife basımda verilecek ışığı ayarlama. Azarlama. İzlenme oranı. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tasnif. Verim. Sınıflandırma. Kategori.

Valuative synonyms : bond rating, overvaluation, grade, appraising.

Valuative zıt anlamlı kelimeler, Valuative kelime anlamı

Uncritical : Eleştirici olmayan. Kritik olmayan. Tehlikesiz. Değerlendirici olmayan. Tenkit etmeyen. Eleştirmeyen. Yorum yapmayan.

Taciturn : Çok az konuşan. Sessiz. Suskun. Az konuşan. Süküti. Dilsiz. Sakin.