Vasoconstrictors türkçesi Vasoconstrictors nedir

  • Damar büzücü ilaç.
  • Damar daraltan ilaç veya sinir.
  • Damar büzülmesi yaratan.
  • Vazokonstrüktör.
  • Damar daraltıcı.
  • Vazokonstriktör.
  • Damar büzücü.
  • Damar büzücüsü.
  • Kan damarlarını daraltan.

Vasoconstrictors ingilizcede ne demek, Vasoconstrictors nerede nasıl kullanılır?

Vasoconstrictor : Vazokonstriktör. Vazokonstrüktör. Damar büzülmesi yaratan. Damar daraltıcı. Damar büzücüsü. Damar büzücü ilaç. Kan damarlarının kasılmasına sebep olan, kan damarlarının duvarlarındaki düz kasın kasılmasını sağlayan maddeler. Kan damarlarını daraltan. Damar daraltan ilaç veya sinir. Damar büzücü.

Vasoconstriction : Vasokonstiksiyon. Kan damarı iç çapının daralması. Vazokonstriksiyon. Damar büzülmesi. Kan damarlarındaki daralma. Kan damarlarının daralması. Vazokonstrüksiyon.

Vasoconstrictive : Damar büzülmesine yol açan. Kan damarlarının daralmasına sebep olan. Damar büzücü. Vazokonstriktif.

İngilizce Vasoconstrictors Türkçe anlamı, Vasoconstrictors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vasoconstrictors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antidiuretic hormone : Adh. Pitiütrin. Antidiüretik hormon. Hipofız arka bezi tarafından salgılanan hormon türü. Hipofiz arka bezi tarafından salgınan hormon türü. Vazopressin.

 

Vasoconstructor : Çevre damarları daraltarak etki gösteren ve başlıca yüzeysel hemorajilerle mukoza konjesyonlarının tedavisinde yerel olarak dışarıdan, bazı iç kanamalarla şok ve migren hastalığının tedavisinde ise parenteral yolla kullanılan ilaç.

Nicotine : Nikotin. Renksiz, sıvı, yağ kıvamında ve acımsı lezzette, çok zehirli bir piperidin alkaloidi. tütünün içeriğinde bulunur, sentetik olarak da üretilir. Tütünden elde edilen, asetilkolinin faaliyetini engellediği için zehirli olan bir alkaloyit. C9 h14 n2; tütünde bulunan alkaloidlerden sarı, renkli, ağılı sıvı. Tütündeki zehirli madde. Bir nörotransmitter olan asetilkolinin faaliyetini engellediği için zehirli olan ve tütünden elde edilen bir alkaloyid. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Noradrenaline : Noradrenalin. Bir hormon türü. Norepinefrin.

Adrenaline : Böbrek üstü bezleri ve sempatik sinir sistemindeki sinir uçlarından salgılanan, kalp atışını hızlandıran, kas ve karaciğerde glikojenin glikoza parçalanmasını sağlayan bir katekolamin hormon, epinefrin. Tansiyonun yükselmesine neden olan hormon. Adrenalin.

Vasoconstrictive : Vazokonstriktif. Damar büzülmesine yol açan. Kan damarlarının daralmasına sebep olan.

Epinephrin : Epinefrin. Adrenal bezi tarafından salgılanan hormon. Adrenalin. Böbrek üstü bezleri ve sempatik sinir sistemindeki sinir uçlarından salgılanan, kalp atışını hızlandıran, kas ve karaciğerde glikojenin glikoza parçalanmasını sağlayan bir katekolamin hormon, epinefrin. Böbrek üstü bezleri ve sempatik sinir sistemindeki sinir uçlarından salgılanan, kalp atışını hızlandıran, kas ve karaciğerde glikojenin glikoza parçalanmasını sağlayan bir katekolamin. epinefrin.

 

Angiotensin : Böbreklerden salgılanan renin enziminin, plazma proteinlerinden alfa-2 globulinde bulunan anjiyotensinojen üzerine etkisi sonucu oluşan, güçlü damar daraltıcı etkiye sahip ve merkezi sinir sisteminde uyarıya neden olan polipeptit yapısında maddeler. Anjiyotensin.

Norepinephrine : Norepinefrin. Noradrenalin.

Vasopressor : Vazopresör. Atardamarları ve kılcal damarları daraltarak kan basıncını arttıran kimyasal madde.

Vasoconstrictors synonyms : adrenergic drug, hypertensin, lypressin, privine, pitressin, naphazoline, sudafed, frigidness, epinephrine, cold, adrenergic, angiotonin, agent, low temperature, coldness, vasoconstrictor, adh, pressor, adrenalin, vasopressin, frigidity.

Vasoconstrictors zıt anlamlı kelimeler, Vasoconstrictors kelime anlamı

Hotness : Hararet. Sıcaklık. Sıcak olma durumu veya niteliği. Isı.