Vendettas türkçesi Vendettas nedir

Vendettas ingilizcede ne demek, Vendettas nerede nasıl kullanılır?

Vendetta : Adam öldürme ile bozulan toplumsal dengenin ancak öldüren kişinin ya da onun yakın hısımlarından birinin öldürülmesi ile yeniden kurulabileceği düşüncesine dayalı kurumlaşmış bir öc alma biçimi. Kangütme. Kan davası.

Vended : Satma teklifinde bulunmak. Satıcılık yapmak. İşportacılık yapmak. Satmak.

Vendee : Alıcı. Müşteri.

Vendeen sheep : Vendeen koyunu. Batı fransa’nın vendèen bölgesi yakınlarında southdown koçları ve yerel yerli koyunların kullanılmasıyla geliştirilen, yüz ve bacaklar koyu kahve renkte, boynuzsuz koyun ırkı.

Vendees : Alıcı. Müşteri.

Venders : İşportacı. Satıcı. Satış makinesi. Bayi.

Lavenders : Levandel. Eflatun. Lavantaçiçeği. Lavanta (çiçeği). Açık eflatun. Mavi eşlem. Lavanta.

Sea lavender : Sahil karanfili.

Vender : Bkz.vendor. Bayi. Satış makinesi. Satıcı. İşportacı.

Lavender bag : Lavanta torbası.

İngilizce Vendettas Türkçe anlamı, Vendettas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vendettas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bloody strife : Kan gütme.

Blood feud : Kan gütme.

Feud : Tımar. Kan gütmek. Anlaşmazlık içinde olmak. Kan davasını sürdürmek. Kin beslemek. Kin. Kavga etmek. İhtilaflı olmak. Kavga.

 

Blood vengeance : Kan intikamı. Bir kimsenin ölümünün öcü. Kan gütme. Aile üyelerinden ve akrabalardan birini öldüren kimseyi ya da onun ailesinden, akrabalarından birini öldürmek yoluyla öç alma. Bir kimsenin ölümünden dolayı güdülen intikam.

Feuds : İhtilaflı olmak. Kavga etmek. Kavga. Tımar. Kin beslemek. Anlaşmazlık içinde olmak. Kin. Düşmanlık. Kan davasını sürdürmek. Kan gütmek.

Vendetta : Adam öldürme ile bozulan toplumsal dengenin ancak öldüren kişinin ya da onun yakın hısımlarından birinin öldürülmesi ile yeniden kurulabileceği düşüncesine dayalı kurumlaşmış bir öc alma biçimi. Kangütme.

Feuded : Kavga etmek. Kan gütmek. Kin beslemek. Düşmanlık. Kan davasını sürdürmek. Kavga. İhtilaflı olmak. Anlaşmazlık içinde olmak. Kin.