Verdures türkçesi Verdures nedir

Verdures ingilizcede ne demek, Verdures nerede nasıl kullanılır?

Verdure : Yeşillik. Otlar. Çayır. Bahar. Tazelik.

Everduring : Everdür.

Be overdue : Vadesi geçmek.

Overdubbing : Sözlendirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Söyleşmenin, sonradan seslendirme yoluyla alınıp filme katılması. görüntülerle birlikte alınmamış söyleşmenin, sözlendirme işliğinde aynı oyuncular ya da başkalarınca, dudak eşlemesi yoluyla saptanması. yabancı bir dildeki söyleşmenin, yine aynı yoldan ana dilinde verilmesi. Daha önce kaydedilmiş parçaların yanına başka parça kaydetmek. Ek parçaları önceki parçaların üzerine kaydetmek (ses mühendisliği). Üst üste kayıt.

Overdue : Geçikmiş. Ödenmesi gecikmiş. Geç kalmış. Günü geçmiş. Vadesi dolmuş. Ödeme zamanı geçmiş. Hükümsüz kalan. Gecikmiş. Rötarlı. Vadesi geçmiş.

Verderor : Ormancı. Orman kontrolcüsü. Orman bekçisi. Ormanlık alanı kontrol eden görevli (ortaçağ ingiltere'si). Ormanı bekleyen görevli.

Verde : Cape verde (yeşil burun). Verde burnu. Afrika'nın batı kıyılarında senegal'in batısında bulunan bir adalar grubundan oluşan ülke.

Overdues : Ödenmesi gecikmiş. Vadesi dolmuş. Ödeme zamanı geçmiş. Gecikmiş. Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları. Geç kalmış. Kalıntılar. Günü geçmiş. Vadesi geçmiş.

 

Verdant : Tecrübesiz. Yeşil. Toy. Taze. Yeşillikli. Yemyeşil (tarla veya orman vb). Pişmemiş.

Verderer : Ormanı bekleyen görevli. Orman bekçisi. Orman kontrolcüsü. Ormancı. Ormanlık alanı kontrol eden görevli (ortaçağ ingiltere'si).

İngilizce Verdures Türkçe anlamı, Verdures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verdures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Green space : Kent ve kasabalarda, insanların dinlenmesine, gezmesine, çocukların oynamasına ayrılan ve bu yerlerin bir taş yığını görünümü kazanmasına engel olmak amacıyla, kent yönetimlerince düzenlenen gezilik, ağaçlı yol gibi ortak kullanım alanı. bk. açık alan. Yeşil alan.

Dewing : Gençlik. Şebnem. Islatmak. Damlacık. Jale. Nem. Çiy. Çiylenme.

Foliage : Yaprak süsü. Ağaç yaprakları. Yapraklar. Bitki yaprakları. Süsleme yaprağı.

Crispiness : Çıtır çıtırlık. Çıtır çıtır olma. Gevreklik. Körpelik.

Herbs : Yemeğe koyulan otlar. Bitki. Ot. Aktariye. Şifalı otlar.

Herbage : Başkasının otlağında hayvan otlatma hakkı. Ot. Ot topluluğu. Çayır. Başkasının toprağında otlatma hakkı.

Leafage : Yapraklar. Yapraklılık.

Dew : Nem. Çiylenme. Şebnem. Damlacık. Gençlik. Jale. Islatmak. Çiy.

Herbages : Ot. Çayır. Başkasının otlağında hayvan otlatma hakkı. Ot topluluğu.

Youths : Delikanlılık. Delikanlı. Uşak. Yıldızlar. Yarış günü onaltı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük olan atletler. Ergenlik. Genç (adam). Delikanlılar. Gençler.

Verdures synonyms : mead, grassiness, spice, leaf, crispness, meadow, seasoning, mays, freshness, potherbs, verdancy, springtime, potherb, foliages, greeneries, seasonings, meads, profusion, greens, richness, verdancies, greenery, dewed, springtide, sweetness, dews, cornucopia, newness, may, spring, verdure, viridity, profuseness.