Versos türkçesi Versos nedir

  • Arka sayfa.
  • Kitabın sol sayfası.
  • Sol sayfa.
  • Sikkenin tersi.

Versos ingilizcede ne demek, Versos nerede nasıl kullanılır?

Folio verso : Sayfanın diğer tarafında. (latince) sayfanın arkasında. F.v.

Verso : Arka sayfa. Bir kitapta, genellikle çift sayılarla numaralanan ve sol yanda kalan sayfa. bir yazmada genellikle çift sayılarla numaralanan, sağ yanda kalan sayfa. Arkayüz. Sol sayfa. Kitabın sol sayfası. Sikkenin tersi.

Oversold : Borsanın gereğinden fazla düşen teknik durumunu belirtmek için kullanılır.

Vers libre : Serbest nazım.

Versace : Gianni versace (1946-1997). Bir soyadı. İtalyan moda tasarımcısı.

Versant : Versan. Bayır. Dağ yamacı. Kontrol etmek. Dağın yamacı.

Verse form : Bilgi formu.

Versailles : Fransa'da bir şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Fransız kralları'nın sarayı (17'nci yüzyılda inşa edilen). İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Kentucky eyaletinde şehir. Versay. 1919 yılında almanya ve müttefikler arasında imzalanan barış anlaşması. Missouri eyaletinde şehir.

Verse : Dörtlük. Nazım. Koşuk. Şiir. Mısra. Şiir yazmak. Dize. Ayet. Kıta.

Verse line : Bilgi hattı.

İngilizce Versos Türkçe anlamı, Versos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Versos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ethnic : Etnik grup üyesi. Budunsal. Etnik. Irksal.

Capricorn : Oğlak dönencesi. Oğlak. Oğlak takımyıldızı (astronomi terimi). Oğlak burcu. Oğlak burcu (astronomi terimi). Oğlak takımyıldızı.

Neighbour : Yaklaşmak. Yanında olmak. Yan. Bitişik olmak. Komşu olmak. Bitişik. Komşu.

Transvestite : Karşıt cinsin elbiselerini giyen. Karşı cinse özenen kimse. Kadınımsı giyinmekten hoşlanan erkek. Karşı cins gibi giyinen ve davranan kimse. Travesti.

Saver : Kazandırıcı. Tasarruf sahibi. Kanalizasyon borusu. Para biriktiren kimse. Kurtarıcı. Tasarruf eden. Kurtaran. Korucuyu. Birikimci. Koruyucu.

Physique : Bünye. Vücut yapısı. Fizik (vücut). Fizik. Fizik yapısı. Vücut.

Innocent : Safdil. Zararsız kimse. Temiz kalpli. Hilesiz. Suçsuz. Kabahatsiz. Zararsız. Saftrik. Azade. Günahsız.

Manipulator : Kalem oynatan kimse. Manipülator (hadde). İpli kukla oynatıcısı. Çevirteç. İşleten. Manipülatör. İdareci. Çabukel. İpli kuklaları oynatan sanatçı. Uzaktan elle çalışan aygıt.

Winker : Göz kırpan. İşaret lambası. Göz siperi (at). Flaşör.

Departed : Bitmiş. Ölmüş. Tükenmiş. Geçmiş.

Versos synonyms : thin person, loose cannon, righthander, mover and shaker, money dealer, loved one, cross dresser, pisser, succeeder, large person, primitive person, dead soul, unwelcome person, bereaved person, powderer, drug user, quester, survivalist, mollycoddler, unraveler, material body, person of colour, straight person, swayer, baulker, literate person, heterosexual person, inexperienced person, spurner, nude person, sloucher, rester, social dancer.

 

Versos zıt anlamlı kelimeler, Versos kelime anlamı

Liberator : Kurtarıcı. Azat eden. Azat eden kimse.

Juvenile : Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gençlik. Olgunlaşmamış. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Genç erkek rolü. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Gençliğe ait. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Juvenil. Delikanlı.

Resident : Yerli. Yerleşmiş olan kimse. Sakin. Mukim. Yurtiçinde yerleşik. Yerleşik. Bir yerde oturan. Stajyer doktor. İkamet eden.

Versos antonyms : unemotional person, religious person, nonreligious person, good person, good guy, smoker, pessimist, female, drinker, extrovert, acquaintance, creditor, member, introvert, granter, leader, withholder, bad guy, worker, bad person, adult, fat person, debtor, stranger, agonist, follower, loser, male, partisan, antitype.