Vertigines türkçesi Vertigines nedir

Vertigines ingilizcede ne demek, Vertigines nerede nasıl kullanılır?

Vertiginous : Başı dönen. Halka şeklinde. Hızla dönme. Vertijinöz. Sersemletici. Baş döndüren. Baş döndürücü.

Vertiginously : Dönen bir şekilde. Değişken bir şekilde. Baş döndürerek. Değişerek. Baş döndürücü bir şekilde.

[#vertigo Vertigo] : Vertigo. Kontrol kaybı. Oryantasyon kaybı. His yanılgısı. Baş dönmesi. Denge kaybı ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici sersemleme durumu.

Vertigoes : Baş dönmesi.

Vertigos : Kontrol kaybı. His yanılgısı. Oryantasyon kaybı. Vertigo. Baş dönmesi.

İngilizce Vertigines Türkçe anlamı, Vertigines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vertigines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sick : Hasret. Soluk. Usanmış. Hasta. Yakalatmak. Dengesiz (kimse). Kusmak. Kusarak çıkarmak. Bulanmış. Bıkkın.

Lightheadedness : Dengeyi kaybetme. Uçarılık. Sersemlik. Sersemleme. Düşüncesizlik. Bayılma hissi.

Ill : Kötü biçimde. Garaz. Kötülük. Zarar. Zar zor. Kötü. Anca. Ucu ucuna. Zararlı. Rahatsız bir şekilde.

Dizziness : Sersemlik. Sersemlik hissi. Düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma. Sersemleme. Göz kararması. Başdönmesi.

Drowsiness : Uyuşukluk. Uyuklama. Ağırlık. Rehavet. Mahmurluk. Uyku sersemliği. Ayakta uyuma. Uykulu olma. Sersemlik.

 

Vertigo : His yanılgısı. Oryantasyon kaybı. Kontrol kaybı. Denge kaybı ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici sersemleme durumu. Vertigo.

Vertigos : Vertigo. Oryantasyon kaybı. His yanılgısı. Kontrol kaybı.

Woozy : Başı dönen. Sersem. Sarhoş. Şaşkın. Aklı karışmış. Kafası karışık.

Giddiness : Baş döndürücülük. Sersemlik. Havailik. Sersemleme. Bir baltaya sap olamama. Hafiflik. Hoppalık. Terelellilik.

Dizzy : Kuş beyinli. Sersemletmek. Aptal. Sersemletici. Kuş beyinli (argo terim). Fırıl fırıl dönen. Sersemlemiş. Başını döndürmek. Sersem. Hoppa.

Vertigines synonyms : swimming of the head, vertigoes, giddy.

Vertigines zıt anlamlı kelimeler, Vertigines kelime anlamı

Well : Bagaj. Fışkırıp akmak. Yerinde. Kuyu. Uygun. İyi. Asansör boşluğu. Sahne altı üçüncü bodrum. Bk. sahne altı.