Vestries türkçesi Vestries nedir

  • Kilisede kutsal eşyaların tutulduğu yer.
  • Bazı kiliselerde yönetim kurulu.
  • Giyinme odası.
  • Kilise giyinme odası.
  • Emanet.
  • Muhtar heyeti.

Vestries ingilizcede ne demek, Vestries nerede nasıl kullanılır?

Vestrymen : Kilise komisyonu üyesi. Kilise komitesi üyesi.

Select vestry : Yoğun nüfuslu ingiliz yerleşim yerlerinden çoğunluk içerisinden seçilen ve onları seçenlerin haklarını bir yıl boyunca korumak yönetmek ve sorunlarını halletmek için seçilmiş az miktarda insan.

Eavestrough : (kanada ve abd) bir çatının kenarlarındaki saçakları altına konulan yağmur oluğu. Yağmur oluğu.

Lovestruck : Vurulmuş. Tutulmuş. Sevdalı.

Vest pocket : Ceket cebi. Cep. Minyatür.

Bulletproof vest : Kurşun geçirmez yelek. Kurşunların delip geçemediği yelek veya yelek benzeri giysi (genellikle güvenlik güçlerince giyilen).

Vestal virgin : Ocak tanrıçasının emrindeki bakire.

Vest : İç gömleği. Çıkar. Fanila. Atlet fanilası. Yelek. El koymak. Yetki vermek. Vermek. Atlet. Haczetmek.

Vesta : Ocak tanrıçası. Minnesota eyaletinde şehir. Ocak tanrıçası (mitoloji terimi). Vesta (mitoloji terimi).

Vestals : New york eyaletinde yerleşim yeri. İffetli. Rahibe. Namuslu. Vesta ile ilgili. Vesta rahibesi.

İngilizce Vestries Türkçe anlamı, Vestries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vestries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Baggage room : Bagaj kompartımanı. Bagaj odası.

Bailment : Emanet verme. Ariyet. Belli bir taşınır malın kullanım hakkının, geri verilmek koşuluyla, bedelsiz olarak bir başkasına bırakılması. Verilen nesnenin ilgilisince yeterli bir korunumla saklanılmasını gerektiren bağıt. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Emanet senedi. Teminat verme (mal). Malları teminat olarak verme. Bir kimsenin bir malı tekrar geri almak üzere başkasına bırakması. Tevdi.

Checkrooms : Vestiyer. Emanet bürosu.

Depositum : Depozit. Vedia. Mevduat. Saklama. İvazsız vedia. Rehin. Tortu. Birikim. Pey.

Safety deposit : Otel vb kurumlarca müşterilerinin değerli eşyalarının korunması. Korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya. Bir kimseyle gönderilen şey.

Safe custody : Gözaltına alma. Gözetim hakkı. Vedia. Sağlam gözetim. Kiralık kasa. Güvenli bakım. Saklama. - ile ilgilenme veya gözetme hakkı. Depo.

Dressing room : Oyuncuların soyunup giyindikleri, makyaj yaptıkları oda. Sanatçıların tiyatroda giysilerini giyip çıkardıkları oda. Soyunma odası. Makyaj odası. Tuvalet odası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Deposit : (tortu) bırakmak. Depozito. Ön ödeme. Çökeltmek. Bankaya yatırmak. Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca. Çökel. Emanet etmek. Sıvıların dibine oturan maddeler. Mevduat.

 

Escrow : Belli yükümlülükler gerçekleşene kadar bir şeyin tarafsız bir kişiye emaneti. Sözleşme tarafları arasında belli şartlar karşılanıncaya kadar malın ya da belgenin üçüncü bir şahsın kontrolü altında tutulması. Üçüncü bir şahsa tevdi edilen ve ancak belirli şartların yerine gelmesi halinde geçerli olacak bir taahhütname. Üçüncü kişiye yeddi emin olarak bırakılan şey. Akdin ifasını temin için üçüncü kişiye verilen taahhüt belgesi. Malın emaneten üçüncü şahsa verilmesi. Emanet belge. Belirli yükümlülükler gerçekleşene kadar bir şeyin tarafsız bir kişiye emaneti.

Vestries synonyms : st. lucia, gaetan vestris, tiring room, changing room, saint lucia, security, custodial, checkroom, consignation, fiduciary, toilet room, left luggage, fiduciaries, consignations.