Vices türkçesi Vices nedir

Vices ile ilgili cümleler

English: All these devices are unreliable.
Turkish: Bütün bu cihazlar güvenilir değil.

English: Gambling isn't one of Tom's vices.
Turkish: Kumar Tom'un kötü alışkanlıklarından biri değil.

English: Poverty is the mother of all vices.
Turkish: Yoksulluk bütün ahlaksızlıkların anasıdır.

English: I have many vices, but fast food isn't one of them.
Turkish: Birçok kötü alışkanlıklarım var ama hamburger türü yiyecek onlardan biri değil.

English: I have vices, but gambling isn't one of them.
Turkish: Benim kötü alışkanlıklarım var fakat kumar onlardan biri değil.

Vices ingilizcede ne demek, Vices nerede nasıl kullanılır?

Advanced micro devices : Kişisel bilgisayarlar için işlemciler üreten şirket. Amd.

Advices : Fikir. Uyarı. Tavsiye. Nasihat. Akıl. Öğüt. Tavsiyeler. Danışma.

After sale services : Satış sonrası hizmetleri. Malın satılmasından sonra satıcının alıcıya sağlamış olduğu, kurma, bakım, yedek parça sağlama gibi hizmetler bütünü. Satış sonrası hizmetler.

All services : Tüm hizmetler.

All services of the microsoft network : Tüm the microsoft network hizmetleri.

Bulletin board services : Duyuru tahtası hizmetleri.

 

Birth control devices : Gebeliği önleyici alet veya cihaz.

Bearer services : Taşıyıcı hizmetler.

Basket of health services : Sağlık hizmetleri sepeti. Sağlık klinikleri tarafından sağlanan tıbbi hizmet çeşitleri.

Automatic bank services : Atm. Bankomat. Bankamatik. Banka işlemlerini manyetik bir kartla gerçekleştirme mekanizması. Otomatik banka hizmeti.

İngilizce Vices Türkçe anlamı, Vices eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Banes : Ziyan. Zehir. Zarar. Afet. Felaket. Dert. Yıkım.

Infirmities : Hastalık. İllet. Sakatlık. Kararsızlık. Halsizlik. Zayıflık. Dermansızlık. Güçsüzlük.

Attorney : Yasal kovuşturucu. Avukatlık. Dava vekili. Yetkili. Temsilci. Bir başkasının adına ve sayışımma iş yapabilmek üzere yetkilendirilen kişi. Yasal ya da türesel işlerde, gerçek ve tüzel kişilere ilişkin hakları davacısı gibi gütmeye ve savunmaya yetkili kişi. avukat sayısı beşten az olan yerlerde bunların yetkisini taşıyan aynı konularda savunma işi yapan kişi. Mümessil.

Apologies : Kötü örnek. Mazeret. Özürler. Savunma.

Dissoluteness : Sefahat. Uçarılık. Hovardalık. Bozuk ahlaklılık.

Mangle : Çamaşır sıkma makinesi. Merdane. Bozmak. Parçalamak. Silindirden geçirmek. Ezmek. Korkunç bir şekilde yaralamak. Cendere. Yırtmak.

Disabilities : Mahzur. Sakatlık. Güçsüzlük. Ehliyetsizlik. Yetersizlik. Sakınca. Maluliyet.

Actings : Oyun. Aktörlük. Rol yapma. Davranan. Yapan. Temsil. Oyunculuk. Oynama. Hareket eden.

Apologetic : Özür dileyen. Af dileme. Özür dileme. Savunan. Mahcup.

 

Commissaries : Delege yardımcısı. Komiser. Askeri kantin. Büfe. Ordu pazarı. Piskopos vekili.

Vices synonyms : vibraharp, percussive instrument, crampoon, weak point, defaults, depravities, beastliness, defalcation, frailties, culpability, lecheries, infirmity, extravagancy, clams, commissioner, corruptions, excuse, clam, disablement, clamp, crampoons, deviltry, degenerateness, deviltries, culpae, belial, percussion instrument, cavils, blind side, ignobility, administratrices, administrator, lameness.

Vices zıt anlamlı kelimeler, Vices kelime anlamı

Good : İyi. Sağlamlaştırmak. Doğruluk. Çok. Emin. Hayır. Çıkar. Güzel. Menfaat. Yararlı.

Goodness : Faziletlilik. Güzellik. Erdem. İyilik. Erdemlilik. Öz. İyi yüreklilik. Fazilet. Cevher. İhsan.