Disabilities türkçesi Disabilities nedir

Disabilities ingilizcede ne demek, Disabilities nerede nasıl kullanılır?

Learning disabilities : Öğrenme güçlükleri. Öğrenme yetersizliği. Öğrenme özürleri. Normal veya ortalama zeka üstü insanları etkileyen öğrenme veya okuma güçlüğü ile tanımlanan rahatsızlık (disleksi gibi).

Disability : Erksizlik. Sakınca. Malullük. Ehliyetsizlik. Zaaf. Kısıt. Engellilik. Kişinin uygarlık haklarını kullanma yetkisinin yargı örgütünce kaldırılması. bunama, uçarılık, tutukluluk gibi nedenlerle kişiye ilişkin malını kullanma yetkisinin yasal kısıtlanması. Sakatlık. Yetersizlik.

Disability benefit : Sakatlık maaşı. Malüliyet tazminatı. Maluliyet tazminatı. Maluliyet maaşı. Sakatlık tazminatı.

Disability benefits : Çeşitli nedenlerle sakatlanarak çalışma gücünü yitirenlere verilen para. Maluliyet tazminatı. Sakatlık ödencesi.

Disability discount : Çalışma gücünü belli oranlarda kaybetmiş emekçilere sakatlık derecelerine göre uygulanan bir tür vergi indirimi. Engellilik indirimi.

Disability insurance : Sakatlık sigortası. Yaşlılık sigortası.

Learning disability : Öğrenme güçlüğü. Öğrenme özrü. Normal veya ortalama zeka üstü insanları etkileyen öğrenme veya okuma güçlüğü ile tanımlanan rahatsızlık (disleksi gibi).

 

Temporary disability : Geçici sakatlık. Geçici maluliyet. Geçici ehliyetsizlik. Geçici çürüklük.

Disability pension : Maluliyet maaşı. Sakatlık maaşı. Maluliyet emekli maaşı.

Legal disability : Yasal hakları kullanma ehliyetsizliği. Yasal hakları kullanmaktan yoksunluk. Hukuki ehliyetsizlik.

İngilizce Disabilities Türkçe anlamı, Disabilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disabilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incompetence : Acziyet. Eksiklik. Kabiliyetsizlik. Yeteneksizlik. Pulmoner yetersizliği. Yetkisizlik. Beceriksizlik.

Flaw : Hata. Yarmak. Çatlamak. Üretim hatası. Aksama. Çatlak. Kusur. Sakatlamak. Özür.

Flawing : Çatlatmak. Yarmak. Kusur. Çatlamak. Noksanlık. Sakatlamak. Zarar vermek. Üretim hatası. Hasara uğratmak.

Incapacities : Kapasitesi olmama. Acziyet. İktidarsızlık. Salahiyetsizlik. Yeteneksizlik. Kabiliyetsizlik. Yetkisizlik.

Defect : Kaçmak. Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Arıza. Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp. Döneklik etmek. Ayrılmak. Defekt. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yanılgı. İltica etmek.

Frailty : İnce ve zayıf nahif olma. İrade zayıflığı. Zayıflık. Dayanıksızlık. İnce ve güçsüz olma. Zayıflık (umut veya şans vb'nde). Narinlik. Kolay kırılma. Hafif ve kırılgan olma.

Failings : Zayıflık. Eksilen. Eksiklik. Zayıf nokta. Hata. Yanılan. Ayıp. Kusur. Başarısızlık.

Foibles : Zayıf yan. Aptalca alışkanlık. Zayıf yön. (bir kimseye özgü) özellik. Kusur. Boş yere meziyet sayılan taraf. Merak.

 

Deficiency : Açık. Noksan. Yetmezlik. Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksilme. Hesap açığı. Kusur. Gerilik. Eksik.

Impotence : Güç eksikliği, güçsüzlük, kudretsizlik. erkekte cinsel gücün yetersizliği veya yokluğu, impotans. Ademi iktidar. İmpotans. İktidarsızlık. Acizlik. Etkisizlik. Adem-i iktidar. Cinsel iktidarsızlık.

Disabilities synonyms : payables, possession, inadequacies, accident, blind side, fondness, lameness, objection, incompetency, deformities, failing, accounts payable, weakness, inadequateness, failure, deformity, disqualifications, exility, debilities, frailness, incapabilities, handicap, deformations, inconveniency, inadequacy, disqualification, defectiveness, impotency, handicaps, disadvantage, inabilities, enfeeblement, objections.