Violations türkçesi Violations nedir

  • Oyun kurallarına aykırı biçimde hareket etme ve cezayı gerektiren bir davranışta bulunma.
  • Tecavüz etme.
  • Riayet etmeme.
  • Yerine getirmeme.
  • Basketbol alanında kullanılır.
  • Kutsallığını bozma.
  • Kural bozma.
  • Bozma.
  • İhlal etme.
  • Saygısızlık etme.
  • Tutmama.

Violations ingilizcede ne demek, Violations nerede nasıl kullanılır?

Violation during jump ball : Hava atışını bozma. Hava atışı sırasında, oyunculardan birinin, kural gereğince yapmaması gereken bir hareketi yapması. bu durumda atışın yinelenmesi gerekir.

Violation of civil order : Normal hayat düzenini bozma. Devlet yönetimini ihlal etme. Hükümet idaresi biçimini tanımama. Kamu düzenine zarar verme.

Violation of law : Kanunun çiğnenmesi. Kanun ihlali. Kanuna muhalefet. Suç işlenmesi. Kanun düzenine uymanın reddedilmesi. Kanunun ihlali. Kanunların çiğnenmesi. Yasanın çiğnenmesi.

Violation of the foreign currency laws : Bir ülkenin yabancı bir ülkeyle ilgili olan para birimi kapsamlı kanununun çiğnenmesi. Yabancı para birimi kanununun çiğnenmesi.

Alternate mark inversion violation : Almaşan kutupluluk çatışkısı.

Parking violation : Park ihlali.

Flagrant violation : Aleni ihlal. Açık ihlal. -'ın açık ihlali. -'ın besbelli ortada olan ihlali.

Cease fire violation : Ateşkes ihlali.

Clear violation : Açıkça ihlal. Açık ihlal.

 

Security violation : Güvenliği bozma. Güvenlik bozumu. Güvenlik ihlali.

İngilizce Violations Türkçe anlamı, Violations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Violations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Misdemeanor : Cünha. Kusurlu davranış. Kötü hareket. Suç. Hafif suç. Kabahat. Kötü davranış. Bir yıldan az hapis cezası gerektiren.

Inobservance : Dikkatsizlik.

Drag dribble : Alçak top sürme. Topu, yerden az bir yükseklikte zıplatarak götürme.

Basket : Sayı. Çember (basketbol). Sepet örgüsünden yapılmış şey. Sepetlemek. Pota. Zembil. Küfe. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sele.

Charged time out : Hakem ya da bir çalıştırıcı tarafından ara almak için yapılan işarettir. yere koşut olan sağ elin parmakları altına sol el işaret parmağının dikey olarak konulmasıyla gösterilir. Ara işareti.

Back court : Savunma bölgesi. Savunma alanı. Bir takımın savunma yaptığı yarı saha. Bir takımın akın bölgesi dışında kalan alanı.

 

Inexecution : İfa etmeme. Tamamlamama. Yerine getireme. Yapılmam.

Sedition : İsyan. Tahrik. Hükümete karşı kışkırtıcı yazı. Fesatlık. Konuşma. Ayaklandırma. Fesat. Fitne. Eylem. Kargaşalık.

Dead bali : Ölü an. Kuralların gerektirdiği anlarda ve durumlarda, hakemin işaretleriyle oyunun ve oyun saatinin durdurulması anı.

Nonobservance : Uymama. Riayetsizlik. Çiğneme.

Violations synonyms : indecent exposure, wrongful conduct, disorderly behavior, public nudity, lying under oath, bearing false witness, omittance, cancelation, violation, corruption, disobedience, criminal offense, bungles, false pretense, backboard, perjury, nonfulfillment, corruptions, effraction, nonperformance, actus reus, cancellation, border lines, act of throwing goal, offense, cancellations, misconduct, nonconsummation, infringing, double foul, inroad, bounce pass, usurpation.