Drag dribble türkçesi Drag dribble nedir

  • Basketbol alanında kullanılır.
  • Topu, yerden az bir yükseklikte zıplatarak götürme.
  • Alçak top sürme.

Drag dribble ingilizcede ne demek, Drag dribble nerede nasıl kullanılır?

Drag : Atlı araba. Zahmetli şey. Sürüklemek. Bir kırığın yakınında, katman uçlarının aşağı ya da yukarı doğru kıvrık olması. Taramak. Tarak. Durgunlaşmak. El arabası. Bitmek bilmemek. Ağırdan almak.

Dribble : Çalımlamak. Damlamak. Bir oyuncunun, topu tek elle yerde zıplatarak, karşı takıma kaptırmadan yer değiştirmesi. Damla damla akıtmak. Top sürme. Salyası akmak. Sürmek (topu). Top sürmek. Azar azar akmak. Damla.

Drag along : Sürüklemek. Sürümek.

Drag an anchor : Demir taramak.

Drag anchor : Tarama demiri.

Drag and drop : (bilgisayar) bilgisayar ekranındaki bir öğeyi (simge metin vs) taşımak amacıyla fareyi öğenin üzerinde tıklayarak taşınmak istenen yere götürülünceye kadar basılı tutup hedef noktada bırakma. Sürükle ve bırak. Sürükleme ve bırakmayı. Sürükleyip bırak. Sürükle-bırak. Sürükleyip bırakma. Sürükleyip bırakma sürükle ve bırak. Sürükleme ve bırakma. Sürükle bırak. Sürükleyip bırakmak.

İngilizce Drag dribble Türkçe anlamı, Drag dribble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drag dribble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Back court : Bir takımın savunma yaptığı yarı saha. Bir takımın akın bölgesi dışında kalan alanı. Savunma bölgesi. Savunma alanı.

Double foul : İki rakip oyuncunun aynı zaman diliminde karşılıklı faul yapması. Karşı takımlardan iki oyuncunun aynı anda ve karşılıklı olarak birbirlerine yaptıkları kural dışı hareketten doğan ceza. Çifte sapkı.

End lines : Dip çizgiler. Oyun alanının çember yönüne rastlayan sınırını belli eden karşılıklı çizgiler. Dip çizgisi.

Border lines : Kenar çizgisi. Kenarlık çizgileri. Sınır hattı. Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Sınır çizgileri. Sınır çizgisi. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat.

Basketball : Sepettopu. Basket. Basketbol. Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır. Basket topu. Basketbol topu.

Backboard : Aynalık. Ucunda sepetin asılı bulunduğu tahta. tahta ya da saydam, fakat kırılmaz bir maddeden yapılır. yerden 2.75 metre yükseklikte olup uzunluğu 1.80, yüksekliği ise 1.20 metredir. Çarpma tahtası. Bir ağ takılı olan pano. Çalışma duvarı. Pota. Pota (basketbol oyununda kullanılır). Arka tahtası. Arkalık.

Act of throwing goal : Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir. Sayıya giden atış.

 

Charged time out : Hakem ya da bir çalıştırıcı tarafından ara almak için yapılan işarettir. yere koşut olan sağ elin parmakları altına sol el işaret parmağının dikey olarak konulmasıyla gösterilir. Ara işareti.

Bounce pass : Zıplatarak aktarma. Yerden pas. Yere çarptırılarak verilen pas. Baunspas dediğimiz. Yerden sektirilerek atılan pas. Topun, savunma oyuncusuna kaptırılmadan zıplatılarak takım arkadaşına aktarılması.

Dead bali : Ölü an. Kuralların gerektirdiği anlarda ve durumlarda, hakemin işaretleriyle oyunun ve oyun saatinin durdurulması anı.

Drag dribble synonyms : dead ball, basket, centre point on side lines, bordered zone, double hand pass.