Visitor türkçesi Visitor nedir

Visitor ile ilgili cümleler

English: She's a frequent visitor to this country.
Turkish: Bu ülkeyi sık sık ziyaret eder.

English: She showed the visitor her baby.
Turkish: O, konuğa bebeğini gösterdi.

English: I had no visitor today.
Turkish: Bugün ziyaretçi yoktu.

English: No visitor can remain in the hospital after 9 p.m.
Turkish: Hiçbir ziyaretçi akşam 9:00'dan sonra hastanede kalamaz.

English: A strange atmosphere surrounds the visitor in this room.
Turkish: Bu odada garip bir atmosfer ziyaretçiyi çevreliyor.

Visitor ingilizcede ne demek, Visitor nerede nasıl kullanılır?

District visitor : Bölge kilise görevlisi.

Health visitor : Eve gelen sağlık görevlisi. Hemşire.

Visitorial : Teftiş. Teftişe ait.

Visitors : Turistler. Gelen giden. Ziyaretçiler. Göçmen kuşlar.

Visit frequently : Kapısını aşındırmak. Dadanmak. Sık sık uğramak veya ziyaret etmek. Sık sık ziyaret etmek.

Domiciliary visit : Evde yapılan hasta muayenesi. Evde yapılan arama. Evde hasta muayenesi. Ev araması. Evi resmi görevle arama. Arama.

Visit to the doctor : Doktora gitme.

Goodwill visit : İyi niyet ziyareti. İyiniyet ziyareti.

Came to visit him : Mekanında sosyal bir ziyaret yapma. Onu ziyarete gelme. Görmek için evine gelme.

 

Flying visit : Uğrayıverme. Kısa ziyaret. Ayaküstü uğrama.

İngilizce Visitor Türkçe anlamı, Visitor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Visitor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trippers : Sekerek yürüyen. Seyyah. Tetik mekanizması. Bantlı araba. Geziye çıkan kimse. Eğlence amaçlı geziye çıkmış kimse. Kastanyola. Sinyal çalıştırıcı boşaltma cihazı.

Comptrollers : Sayman. Sayman müdür. Denetleyici. Kontrolör. Denetçi.

Emmet : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Karınca. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Düzenli koloniler şeklinde yaşayan sosyal bir böcek. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Guests : Davetli. Konuklar. Misafirler. Davetliler. Asalak canlı.

Tripper : Kastanyola. Geziye çıkan kimse. Boşaltma arabası. Seyyah. Sinyal çalıştırıcı boşaltma cihazı. Eğlence amaçlı geziye çıkmış kimse. Sekerek yürüyen. Tetik mekanizması.

Investigators : Tetkikçiler. Araştırmacı. Dedektif. Araştırmacılar.

Superintendent : Bina sorumlusu. Şef. Denetmen. Kontrolör. Başkomiser. Yönetici. Amir. Okul yapılarının, kuruluşlarının ve eşyasının iyi korunması, düzen ve temizliği gibi okulun bütün bakım işlerinin düzenlenmesi ve yürütülmesinden sorumlu olan kimse. Başkomiser (ingiliz ingilizcesi).

Examinator : Sezgin. Sınavı yapan kimse. Denetmen.

Sightseer : Gezgin. Geziye çıkmış kimse.

Comptroller : Denetleyici. Sayman müdür. Kontrolör. Sayman. Denetçi.

Visitor synonyms : visiting fireman, overseer, visitant, intendant, visiters, scrutator, guested, boulevardier, callers, sightseers, overseers, excursionist, company, sojourners, supervisor, guest, houseguest, traveler, rubbernecking, tourists, emmets, haunters, auditor, superintendents, rubbernecks, investigator, haunter, guesting, examiners, inspector, lodgers, tourist, inspectors.