Visual range türkçesi Visual range nedir

  • Gözle görülür uzaklık.
  • Görme duyusunun etkili olduğu mesafe.
  • Görsel erim.
  • Görme mesafesi.
  • Görüş mesafesi.

Visual range ingilizcede ne demek, Visual range nerede nasıl kullanılır?

Visual : Görsel. Optik. Göz yoluyla ya da görerek algılanan. Bilgisayar, eğitim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaba kroki. Görme işlemi ile ilgili. Görmeyle, görme duyusuyla ilgili. genellikle görüntüler ve gözle izlenebilen her şeyin taşıdığı özellik. sinema ile televizyonda çok kez ses öğelerine karşılık görüntü öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır terim. Görmeyle, görme duygusuyle ilgili. Görmeye ait. Kroki.

Range : Gidim. Sıra halinde olmak. Dizmek. Bir merminin ya da öğeciksel parçacığın bir özdek içinde ulaşabildiği uzaklak. Akıp gitmek. Boyunca gitmek. Tüketicinin bir malı satın almak için gitmeyi göze alabileceği en uzak mesafe, bir başka deyişle malların tüketiciye ekonomik olarak taşınabileceği en uzak mesafe. Menzil. Yayılma alanı. Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım.

Beyond visual range : Görüş mesafesi dışında. Görülebilmesi mümkün olan alanın dışında.

Visual acuity : Görüş keskinliği. Görme keskinliği. Net görme. Nitel olarak birbirine çok yakın gibi görünen iki nesneyi ayrı algılayabilme yeteneği. nicel olarak birbirine çok yakın gibi görünen iki nesneyi (iki nokta ya da iki çizgi) gözün ayrı algılayabildiği en ufak açının dakika türünden değerinin tersi.

 

Visual agnosia : Görsel agnozi. Görsel tanımazlık. Vizüel agnozi.

Visual aids : Görsel eğitim araçları. Göze ve kulağa hitap eden eğitim araçları. Eğitsel filmler. Görsel yardımlar. Görme duygusuna hitap eden cihazlar. Görsel gereçler. Görsel yardımcılar. Görsel araçlar.

İngilizce Visual range Türkçe anlamı, Visual range eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Visual range ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Line of sight : Açık görüş hattı. Gez-arpacık mesafesi. Bakış doğrultusu. Gözlem hattı. Görüş hattı. Bakış açısı. Gözlemciyi gözlenen noktaya birleştiren doğrultu. Nişan çizgisi.

Visibility : Yoğun siste görünebilen 15-20 metreden, 50 km'ye değin giden değişik görüş uzaklıkları içki hava duruluğu ölçüsü. Görünürlük. Görüş uzaklığı. Görüş netliği. Görme imkanı. Görüş. Görüş netliği (derecesi). Görünebilirlik.

Field of view : Bakma alanı. Görüş alanı. Baş kımıldamadan, gözleri oynatarak görülebilen noktaların toplamı. bakma alanı tek gözlü ya da çift gözlü olabilir, bk. görme alanı. Görüş sahası. Bir ırakgörürün içine alabildiği gökyüzü parçası; başka deyimle, bir bakışta gökyüzünde görebildiği alan. Görsel alan. Bir kimsenin görebildiği alan. Dürbünle görülebilen alan. Fov.

Sight distance : Görüş uzaklığı.

 

Eyeshot : Bakış. Rüyet. Nazar.

Eyeshots : Bakış. Rüyet. Nazar.

Visibilities : Görüş netliği. Görünürlük. Görüş. Görüş netliği (derecesi). Görüş sahası. Görme imkanı. Görüş uzaklığı. Görünebilme. Görünebilirlik.

Field of vision : Dürbünle görülebilen alan. Görüş alanı. Görüş açısı. Görme alanı. Görüş sahası. Bir kimsenin görebildiği alan. Görsel alan. Geniş görüş alanı.

Visual range synonyms : range of vision.