Vitrin nedir, Vitrin ne demek

Vitrin; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir dükkân veya mağazanın dışarıdan camla ayrılan ve mal sergilemek için kullanılan yeri, sergen
  • İçine konan şeylerin görünmesi için yapılmış camlı dolap.

"Vitrin" ile ilgili cümleler

  • "Vitrinin yan aynasında eşyayı seyreder gibi görünerek kendime de bakıyorum." - R. H. Karay
  • "Sarışın bir kız, pastacının vitrinine dikkatle bakıyordu." - P. Safa

Vitrin anlamı, kısaca tanımı:

Vitrincilik : Vitrinci olma durumu. Vitrincinin yaptığı iş.

Vitrinleme : Vitrinlemek işi.

Vitrinlemek : Vitrin durumuna getirmek.

Mağaza : Büyük dükkân. Eşya ve azık deposu.

Sergilemek : Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak veya satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.

Sergen : Raf. Nesnelerin, insanlara gösterilmek, satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer, camekân, vitrin.

Görünme : Görünmek işi.

Camlı : Cam takılmış, cam geçirilmiş, camı olan.

Dolap : İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor. Dönme dolap. Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı.

Vitrinci : Vitrini hazırlayan kimse. mec. Alışveriş yapmaksızın vitrinlere bakmayı seven kimse.

 

Vitrin ile ilgili Cümleler

  • Vitrinden baktım.
  • O, teşhir vitrinine göz attı.
  • Yüzünü vitrine bastırdı.
  • Yeni kürk mantolar vitrinde sergilendi.
  • Jale'nin bir vitrine baktığını gördüm.
  • Vitrindeki elbise gözüme takıldı.
  • Ali bir şey almadan vitrinleri gezdi.
  • Teşhir vitrine bakmaktan vazgeçti.

Diğer dillerde Vitrin anlamı nedir?

İngilizce'de Vitrin ne demek? : n. display window, showcase, glass case, shopwindow, show glass, show window, window

Fransızca'da Vitrin : vitrine [la], devanture [la], présentoir [le], verrière [la]

Almanca'da Vitrin : n. Fenster, Schaufenster, Vitrine

Rusça'da Vitrin : n. витрина (F), сервант (M)