Wagging türkçesi Wagging nedir

Wagging ile ilgili cümleler

English: The dog was wagging his tail.
Turkish: Köpek kuyruğunu sallıyordu.

English: The bird was sitting in the tree wagging its tail.
Turkish: Kuş kuyruğunu sallayarak ağaçta oturuyordu.

English: My dog is wagging his tail.
Turkish: Benim köpek kuyruğunu sallıyor.

English: The dog followed its master, wagging its tail.
Turkish: Köpek kuyruğunu sallayarak, sahibini izledi.

English: The dog, wagging its tail, followed its master.
Turkish: Köpek kuyruğunu sallayarak sahibini takip ediyordu.

Wagging ingilizcede ne demek, Wagging nerede nasıl kullanılır?

Set tongues wagging : Çene yarıştırmak. Dedikodusu olmak. Dillere destan olmak. Dillere düşmek. Dedikoduya neden olmak. Ağızlara sakız etmek. Dallanıp budaklandırmak. Dile düşürmek.

Swagging : Stil. Tarz.

Wigwagging : Öne arkaya sallanma. Hafifçe sallanmak. Elini kaldırarak veya bayrakla bir işaret verme.

Waggish : Komik. Güldürücü. Şaka yollu. Nükteli. Muzip. Şakacı. Gülünç.

Waggishly : Espirili bir şekilde. Nükteli bir şekilde.

Waggled : Sağa sola oynatmak. Sallamak. Sallanış. Sallayış. Hareket etmek. Sarsılmak. Sallanmak. Sallanma.

Wagged : Sallama. Sallamak. Sallanış. Sallanmak. Mizah. Okulu kırmak. Asmak (okul). Şakacı. Hareket ettirmek.

 

Waggery : Latife. Şakacılık. Şaka.

Waggling : Sallamak. Sallanma. Sallanmak. Hareket etmek.

Swaggie : Boş gezenin boş kalfası. İşsiz. Aylak.

İngilizce Wagging Türkçe anlamı, Wagging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wagging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Look alive : Canlı hareket etmek. Acele etmek. Enerji dolu olmak. Çabuk ol. Enerjik olmak. Canlan.

Agitation : Kışkırtma. Çalkama. Çalkantı. Galeyan. Çalkalama. Üzüntü. Gerginlik. Sıkıntı.

Dawdling : Ağırdan alma. Aylaklık etme. Oyalanma. Üşengeçlik. Çalışma yerine kasıtlı olarak zaman harcama eylemi.

Lurching : Sendelemek. Sallanmak. Sallanan. Silkinmek.

Jolts : Dürtmek. Şaşkına çevirmek. Sarsılmak. Şoke olmak. Şoke etmek. Hırpalamak. Şaşırtmak. Sarsıntılı gitmek. Sallamak.

Chitchat : Çene çalmak. Sohbet. Laklak. Çene çalma. Muhabbet. Gevezelik. Çene. Hasbıhal. Dedikodu. Havadan sudan konuşmak.

Oscillations : Titreşim. Salınım. Salınımlar. Tereddüd. Kararsızlık.

Make it snappy : Acele et. Çabuk ol. Acele etmek. Çabuk olmak. Elini çabuk tut. Oyalanma.

Brandished : Sallamak. Savurmak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Savurma. Sağa sola sallamak.

Chin wag : Konuşma. (argo) sohbet. Söyleşi. Çene çalma.

Wagging synonyms : schmoose, chin wagging, brandishing, gabfest, wag, gab, chit chat, shakings, chat, tittle tattle, pendulation, brandishes, confabulation, jolt, gossip, rocking, swinging, causerie, schmooze, waving, wags, brandish, agitations, confab, camera shake, shaking, oblique, toss, wagged, oscillation, labefaction, small talk.