Wart türkçesi Wart nedir

  • Siğil.
  • Siğile benzeyen çıkıntı.
  • Şiş.
  • Kazıntı (cam).
  • Yumru.

Wart ile ilgili cümleler

English: I can't understand how she can be so fair when her brother is swarthy.
Turkish: Erkek kardeşi esmer olduğunda onun nasıl bu kadar sarışın olduğunu anlayamıyorum.

English: Anarchy can happen during wartime.
Turkish: Savaş sırasında anarşi olabilir.

English: The wartime Congress had no money.
Turkish: Savaş Kongresi'nin hiç parası yoktu.

English: Phone robbery thwarted in unusual manner.
Turkish: Telefon soygunu olağanüstü bir biçimde engellendi.

Wart ingilizcede ne demek, Wart nerede nasıl kullanılır?

Yellow wart : Sarı siğil.

Warted : Siğilli.

Warthin starry silver stain : Warthin-starry gümüş boyası. Bartonella ve spiroketlerin boyanmasında kullanılan, yaymalarda ve doku kesitlerine uygulanan boyama yöntemi.

Warthins tumor : Warthintümörü. Adenolenfom.

Warthog : Düğmeli afrika domuzu. Afrikadomuzu. Büyük dişleri ve yüzünde etli parça bulunan afrika orijinli bir yabani domuz türü. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, domuzgiller (suidae) familyasından, 160 cm kadar uzunlukta, yüzünde siğile benzeyen iki çift kaba çıkıntı bulunan, köpek dişleri yanlara doğru gelişmiş, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Afrika domuzu. Yabani domuz.

 

Wartier : Siğilli. Siğil gibi.

Wartless : Siğilsiz. Yumrusuz.

Wartimes : Savaş zamanı. Savaş süresi. Harp zamanı. Savaş.

Warts and all : Olduğu gibi. Bütün ayrıntıları ile. Olumsuz yanlarını gizlemeden. Güzel olmayan taraflarını saklamadan. Açık açık. Bütün ayrıntılarıyla. Ayrıntılarıyla.

Wartlike : Siğil gibi. Papillomatöz. Yumrumsu. Yumru gibi. Siğilimsi.

İngilizce Wart Türkçe anlamı, Wart eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Globular : Küre biçiminde. Yuvarlak biçimde özdek parçası özelliğinde olan (yuvarsıl önbesi özdecikleri vb.). Globüler. Küresel. Katı damla biçiminde. Yuvarlak. Yuvarsı. Küreciklerden oluşan. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yuvarsıl.

Gibbosity : Kamburluk. Kambur olma durumu. Dışbükeylik. Şişkinlik. Gibosite. Dışbükey. Dışbükey oluş. Çıkıntılı olan bir şey.

Gallnuts : Meşe palamudu. Mazı. Meşe mazısı.

Excrescences : Ur. Gereksiz. Fazla. Fazlalık.

Swelling : Kabartı. Kabarık. Şişlik. Yükselme. Şişirme. Şişme. Genişleme.

Prominence : Önem. Ün. Fışkırma. Ehemmiyet. Herkesçe tanınma. Çıkıntı. Öne çıkma. Burun. Şöhret.

Condyloid : Lokmamsı. Kondil gibi olan (yuvarlak kemik çıkıntısı). Kondil ile ilgili. Kondiloid.

Mar : İhlal etmek. Sakatlamak. Bozmak. Bozukluk. Kusur. Mahvetmek. Tadını kaçırmak. Lekelemek. Şekil bozukluğu.

Blown up : Berhava. Nefes nefese kalmış. Şişirilmiş. Soluğu kesilmiş. Şişmiş.

Cupolas : Zırhlı kule. Kubbe.

Wart synonyms : genital wart, plantar wart, juvenile wart, verruca acuminata, venereal wart, gibbousness, common wart, broaches, calculi, concretions, protrusion, verruca, apophysis, bulging, bodkin, broach, blemish, condylus, burl, hump, keratosis, blain, burls, bodkins, papilloma, bulgy, bump, cupola, protuberance, condyloma acuminatum, gallnut, extrusion, bulgier.

 

Wart zıt anlamlı kelimeler, Wart kelime anlamı

Perfection : Tamamlama. Ustalık. Kusursuzluk. Mükemmeliyet. Eşsiz örnek. Mükemmelleştirme. Tekamül. İkmal. Mükemmellik. Bitirme.

Wart ingilizce tanımı, definition of Wart

Wart kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small, usually hard, tumor on the skin formed by enlargement of its vascular papillæ, and thickening of the epidermis which covers them.