Was put out of his misery türkçesi Was put out of his misery nedir

  • Sefaletinden kurtarıldı.
  • Acılarına son verildi.
  • Uzun işkencelerden sonra öldü.

Was put out of his misery ingilizcede ne demek, Was put out of his misery nerede nasıl kullanılır?

Was : Var olmak. Anlamına gelmek. Olmak. -di. Durmak. -dı. Mal olmak. Tutmak (para). Bulunmak.

Put : Söndürmek. Hamle. Sormak. Neşretmek. Yatırım yapmak. Bırakmak. Fırlatma. Menetmek. İndirmek. Para koyma.

Out : Nakavt etmek. Meydana çıkmak. Dışarıda. Dışarı atmak. Bayılmak. Yanmak. Kovmak. Çıkış. Çıkarmak. Ortaya çıkmak.

Of : Nin. İle ilgili. Hakkında. Den. In. -li. Li. Karşı. -dan. Yüzünden.

His : Onunkisi. (erkek) onun. Onun. Onunki. Eril onunki.

Misery : Yoksulluk. Hep şikayet eden kimse. Acı. Perişanlık. Bedbahtlık. Izdırap. Sefalet. Istırap. Mutsuzluk. Çok acı bir durum.

Put out of commission : Yıkmak. İşlemez hale getirmek. Mahvetmek.

Way out of his league : Onu aşan bir şey. Ona çok fazla. Üstesinden gelmek için çok zorlanacak. Onun boyunu aşan nitelikte.

Was put into mothballs : Naftalinlendi. Naftaline konuldu. Daha sonra kullanılmak üzere kenara kaldırıldı. Uzun yıllar rafta bekletildi. Uzunca yıllar unutuldu.

Went out of his way : Gücü yeten her şeyi yaptı. Zahmete girdi. Zahmette bulundu.