Was released türkçesi Was released nedir

  • Gösterime girdi.
  • Serbest bırakıldı.
  • Piyasaya çıktı.
  • Bırakıldı.
  • Piyasaya çıkarıldı.
  • Basıldı ve halka sunuldu (kitap).
  • Sinemalara geldi (film).
  • Piyasaya sürüldü.
  • Salıverildi.

Was released ile ilgili cümleler

English: Ali was released from prison in 2003.
Turkish: Ali 2003 yılında cezaevinden serbest bırakıldı.

English: Ali was released from prison three weeks before Mary was murdered.
Turkish: Ali Mary öldürülmeden üç hafta önce hapishaneden tahliye edildi.

English: Ali was released from prison three months ago.
Turkish: Ali üç ay önce hapishaneden tahliye edildi.

English: Ali was released from prison last month.
Turkish: Ali geçen ay ceza evinden serbest bırakıldı.

English: Ali was released from the hospital last month.
Turkish: Ali geçen ay hastaneden bırakıldı.

Was released ingilizcede ne demek, Was released nerede nasıl kullanılır?

Was : Anlamına gelmek. Durmak. -di. Mal olmak. -dı. Olmak. Tutmak (para). Bulunmak. Var olmak.

Released : Feragat etmek. Gevşetmek. Serbest bırakılmış. Açığa çıkan. Bırakıldı. Yayın izni vermek. Muaf tutmak. Serbest bırakmak. Koyvermek. Salmak.

Was released on bail : Kefaletle salıverildi. Teminatla cezaevinden çıkarıldı. Kefaletle serbest bırakıldı.

Was released on parole : Şartlı tahliye edildi. Benzer bir suçun bir daha işlenmemesi şartıyla cezaevinden tahliye edildi.

 

Was a success : Çok iyi gitti. Başarılıydı. Çok iyi geçti. Başarıydı.

Was about to : -meye henüz yeltenmişti. -mak üzereydi. -mek üzereydi.

Was able to : -ebildi. -abildi.

İngilizce Was released Türkçe anlamı, Was released eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Was released ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Was dismissed : Kovuldu. Azledildi. İşine son verildi. Görevlerinden azledildi.

Was set at liberty : Özgürleştirildi.

Was dismissed from office : Bürodan uzaklaştırıldı. Azledildi. Kovuldu. Görevlerinden azledildi. İşine son verildi.

Released : Salıvermek. Feragat etmek. Gevşetmek. Muaf tutmak. Koyvermek. Salmak. Affetmek. Yayın izni vermek. Müsaade edilmiş.

Was set free : Özgürleştirildi.

Be dismissed : Görevden alınmak. Açığa çıkarılmak. İşine son verildi. Atılmak. İşinden çıkarılmak. İlişiği kesilmek. Azledildi. Görevine son verilmek. Azledilmek. Kovulmak.