Was able to türkçesi Was able to nedir

  • -ebildi.
  • -abildi.

Was able to ile ilgili cümleler

English: Ali was able to accomplish everything he'd set out to do.
Turkish: Ali yapmak için başladığı her şeyi başarabildi.

English: Ali can't figure out how Mary was able to plan a surprise party without him knowing about it.
Turkish: Ali onun hakkında ona haber vermeden Mary'nin sürpriz bir partiyi nasıl planlayacağını çözemiyor.

English: Ali asked Mary a few questions that she couldn't answer, but she was able to answer most of his questions.
Turkish: Ali Mary'ye cevap veremediği birkaç soru sordu, ama o onun sorularının çoğunu yanıtlayabildi.

English: Ali described how he was able to escape from the locked room.
Turkish: Ali onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.

English: Ali doesn't know how Mary was able to afford a new car.
Turkish: Ali Mary'nin yeni bir arabayı nasıl satın alabildiğini bilmiyor.

Was able to ingilizcede ne demek, Was able to nerede nasıl kullanılır?

Was : Olmak. Tutmak (para). Mal olmak. Anlamına gelmek. -dı. Durmak. Bulunmak. -di. Var olmak.

Able : Kadir. Güçlü. Kabiliyetli. Becerikli. Beceri gerektiren. Yapabilen. Yetenekli. Ehil. Ebilen. Elinden gelir.

To : Kadar. -e kadar. İle. E. Arasında. Göre. Karşı. E doğru. Ya. Oranla.

Able to : -yeteneğe sahip. -ebilir.

Able to work : Çalışma yeteneğine sahip.

Be able to : Elinden gelmek. Ebilmek. -ebilmek. -abilmek. Muktedir olmak.

Be able to take a joke : Şaka kaldırmak. Şakayı kaldırabilmek. Şaka kaldırabilmek.