Able to türkçesi Able to nedir

  • -ebilir.
  • -yeteneğe sahip.

Able to ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are both able to speak French.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de Fransızca konuşabilir.

English: Ali accomplished what we thought he wouldn't be able to accomplish.
Turkish: Ali başaramayacağını düşündüğümüz şeyi başardı.

English: Ali and Mary were able to help each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine yardım edebildiler.

English: After his bankruptcy, he wasn't able to get back on his feet.
Turkish: İflasından sonra yeniden ayakları üzerinde duramadı.

English: A politician must always be able to account for money he receives.
Turkish: Bir politikacı her zaman aldığı paranın hesabını verebilmeli.

Able to ingilizcede ne demek, Able to nerede nasıl kullanılır?

Able : Becerikli. Elinden gelir. Gücü yeten. Ebilen. Hünerli. Kadir. Kabiliyetli. Beceri gerektiren. Güçlü. İstidatlı.

To : -e göre. Kala. E. -e kadar. Oranla. E doğru. İla. Karşı. -mek -mak (mastar). Göre.

Able to work : Çalışma yeteneğine sahip.

Be able to : Elinden gelmek. -abilmek. -ebilmek. Muktedir olmak. Ebilmek.

Be able to take a joke : Şakayı kaldırabilmek. Şaka kaldırmak. Şaka kaldırabilmek.

Was able to : -abildi. -ebildi.

İngilizce Able to Türkçe anlamı, Able to eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Able to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capable of : Yeterli. Yetenekli. Ehil. -ebilmek. Yapabilir. Onun kabiliyetleri dahilinde.

Maying : -ebilmek. Olası olmak. Bahar bayramını kutlama. Mayıs ayı. Mümkün olmak. -abilmek. Yılın beşinci ayı. -abilir. Mayıs.

May : Mayıs çiçeği. -ebilmek. -abilir. Bahar. Akdiken. Olası olmak. Mümkün olmak. Gençlik. -abilmek.

Can : Ebilmek. Edebilmek. -abilmek. Uzaklaştırmak (okul). Unut damgası. Kayıt yapmak (ses ya da görüntü). Kasede kaydetmek. Olabilmek. Gıdaların teneke kutu veya cam kavanoz gibi hermetik kaplarda ısı uygulamasıyla dayanıklı duruma getirilmesi. Yakıtı çevreleyerek, fisyon ürünlerini tutmaya yarayan, paslanmaz çelik ya da alüminyum-zirkonyum alaşımlı koruyucu.

Mayings : Mayıs oyunları. Mayıs ayı. Gençlik. -abilir. -ebilmek. -abilmek. Mayıs. Yılın beşinci ayı.

Could : Yapabildi. -ebilirdi. Edebilmek. Olabilmek. -abilirdi. Uzaklaştırmak (okul). Yapabilmek. -er misin(iz). Kayıt yapmak (ses ya da görüntü).