Wasters türkçesi Wasters nedir

  • Iskarta.
  • Boşa harcayan.
  • İsrafçı.
  • Savurgan kimse.
  • Defolu mal.

Wasters ingilizcede ne demek, Wasters nerede nasıl kullanılır?

Waster : Savurgan kimse. Boşa harcayan. Defolu mal. İsrafçı. Iskarta.

Waste area : Boşaltma yeri. Eski üretim alanı. Artık malzeme dökme yeri.

Waste away : Aşınmak. Aşırı zayıflamak. Eriyip bitmek (hastalıktan veya açlıktan). Tükenmek. Gittikçe zayıflamak. Cılızlaşmak. Har vurup harman savurmak. İğne ipliğe dönmek. Erimek. Ağır ağır azalmak.

Waste basket : Çöp kutusu. Çöp sepeti. Çöp kovası.

Waste book : Karalama defteri. Müsvedde defteri. Günlük defter. El defteri. El yazılığı. Karalamalar yapmak için kullanılan defter. Tecimsel işlemler için günlük yazı lığa geçirilmeden önce yanlış yapılmaması amacıyla tutulan geçici yazdık.

Waste branch : Katlardaki pis ve kirli suları toplayan ve kolona ileten boru. Bağlantı borusu.

Waste gas : Atık gaz. Baca gazı. Artık gaz. Çürük gaz.

Waste management : Radyoaktif artığın denetimi. Radyoaktif artıkların hazırlanması, işlenmesi, taşınması ve kesin olarak depolanması sırasında, işletme ile ilgili önlemlerin alınması. Atıkların yönetimi. Atık yönetimi.

Waste coal : İşe yaramaz kömür. Atık kömür. Kullanılmayan kömür.

Waste film : Kırpıntı (film). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları.

 

İngilizce Wasters Türkçe anlamı, Wasters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wasters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reject : Kabul etmemek. Çıkarmak. İstememek. Bir tarafa atmak. Atmak. Iskartaya çıkarmak. Bir kenara atılan yararsız şey. Geri çevirmek.

Occidental : Garp. Karasal. Batılı. Batı ile ilgili. Batı. Batı'ya özgü.

Defective products : Ayıplı ürün. Ayıplı ürünler. Defolu ürün.

Oxygen : Havada belli bir oranda bulunan ve gerek bitkilerde gerekse hayvanlarda solunum yolu ile solunum organlarına taşınan ve hücre içi solunumu sonucunda hidrojen atomu ile birleşerek su buharı halinde dışarı atılan gaz. Oksijen (simgesi o). Havada %21 oranında bulunan, solunum için gerekli olan renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz. Oksijen. Oksitlenme.

Water of crystallization : Kristalleşme veya billurlaşma suyu. Kristalleşme suyu.

Dissipater : Ayartıcı. Müsrif kimse. İsrafça harcama yapan kimse. Savurganca eğlenceye düşkün kimse.

Sweat : Ter yapmak. Alınteri dökmek. Ter şeklinde sızmak (içindeki su). Ağır çalışmak. Terlemek (cam veya bardak vb). Sömürmek. Çok çalışmak. Zorlamak. Ter döktürmek. Ter.

O : Oksijenin simgesi. Sıfır. Hey. Ya.

Freshwater : Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, regülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme ve yetiştirme yerleri. Taşra. Tatlısu. Tatlı su. İç sular. Tuzluluğu %0,05’ten az olan sular. Tatlısuda yaşayan. Tatlı suya ait. Tatlı suda yaşayan. Denize alışkın olmayan.

 

Wasters synonyms : snow mist, water of crystallisation, bath water, frost snow, diamond dust, poudrin, occident, atomic number 8, atomic number 1, body of water, ice needle, h2o, frost mist, defective fabric, waste products, sudor, ice crystal, refusal, seconds, h, meltwater, tap water, prodigals, soft water, wastrels, fritterer, lavisher, distilled water, ground water, spring water, flake, liquid, refusals.

Wasters zıt anlamlı kelimeler, Wasters kelime anlamı

Eastern : Uzak doğu'nun bireysel savunma sanatları olan kung-fu (çin) ile karate'ye (japon) dayanan film çeşidi. hong kong, singapur, güney kore yapımevlerince çevrilen bu filmler, özellikle 1970'lerden başlayarak bütün dünyayı sardı. el ve ayağın bir silah olarak kullanılmasından kaynaklanan kung-fu ve karate filmlerinin belli başlı özellikleri şunlardır: çok devingen, başdöndürücü bir dizem; kırıcı, öldürücü, çoğu kez sadizme varan şiddet; öç alma olgusu çevresinde oluşan konu; birbirinden kesinlikle ayrılan iyiler ve kötüler; sinema hilelerinin bol bol kullanılması. Kung-fu filmi. Doğuya ait. Doğuyla ilgili. Şarki. Doğusal. Doğuya ilişkin. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğu. Doğuda olan.

Hard water : Yüksek konsantrasyon mineral ve kalsiyum içeren su. Kalsiyum ve magnezyumun karbonat, bikarbonat, sülfat vb. tuzlarını içeren ve sabunla çözünmeyen bileşikler yaparak köpürmeyi önleyen su. İçerisinde yüksek miktarlarda erimiş durumda kalsiyum ve magnezyum tuzları bulunduran su, acı su, su sertliği. Acısu. Suyun içinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Acı su. Sert su. Kireçli su. Bir litresinde 9 miligramdan fazla kalsiyum karbonat bulunduran su.

Soft water : Tatlı su. İçinde çok mineral bulunmayan musluk suyu. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Az kireçli su. Aktaşsız su. Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması. Yumuşak su.

Wasters antonyms : saltwater, fresh water.