Water level türkçesi Water level nedir
- Su düzeyi.
- Durgun bir su kütlesinin düzeyi.
- Su seviyesini gösteren bir cihaz.
- Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Su seviyesi.
- Su terazisi.
- Suyun seviyesi.
- Hortum terazi.
Water level ile ilgili cümleler
English: The river's water level has risen.
Turkish: Nehrin su seviyesi yükseldi.
English: Tom's mobile phone fell out of his pocket into the pool when he leaned over to check the water level.
Turkish: Suyun seviyesini kontrol etmek için eğildiğinde Tom'un cep telefonu cebinden havuza düştü.
English: The water levels in these rivers are different.
Turkish: Bu nehirlerin su seviyeleri farklıdır.
Water level ingilizcede ne demek, Water level nerede nasıl kullanılır?
Water : H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Su vermek. Ağız sulanmak. Suluboya. Sulamak. Kimyasal formulü h2o olan, 4o cde maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8ini kaplayan bileşik. Kedi köpek vb'ne su vermek. Sulandırmak. Göz sulanmak.
Level : Seviyeli. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Mantıklı. Yatay. Yerle bir etmek. Yıkmak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Kademe. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Düzgünleştirmek.
Water level hydrostatic balance : Hidrostatik denge.
Water level of the kinneret : Kinneret su seviyesi. Galilee denizi'nin sularının ulaştığı yükseklik.
Cooling water level indicator : Soğutma suyu göstergesi.
Maximum water level : Maksimum su seviyesi. En yüksek su seviyesi.
Mean water level : Normal su seviyesi. Ortalama su düzeyi.
İngilizce Water level Türkçe anlamı, Water level eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Water level ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Waterlevel : Çukur veya u şeklindeki bir tüp aracılığıyla suyun yüzeyini göstererek su seviyesini ölçen su ölçüm aleti. Bir suyun seviyesinin belirleme. Su yüksekliği. Su kotu. Su çizgisi. Su hattı.
Groundwater level : Su tabakası seviyesi. Yeraltı su düzeyi. Yeraltı suyu düzeyi. Zemin suyu düzeyi. Yeraltında bulunan toprağın tamamen suya doymuş olduğu nokta. Yeraltı suyu seviyesi. Yeraltısuyu düzeyi.
Water surface : Su yüzeyi.
Plumb rule : Şakullü suterazisi. Şakullü düzeç. Tesviye ruhu. Şaküllü cetvel. Tesviyeruhu. Kabarcıklı düzeç.
Water gage : Şamandıra. Su seviyesi göstergesi. Su saati. Şamandra.
Water line : Su kesimi. Su hattı. Su yolu. Derinlik göstergesi. Su çizgisi. Su derinliği. Bir geminin tan taraflarında suyun ulaştığı seviyeyi gösteren çizgi. Kara ile denizin birleştiği yer.
Spirit level : Kabarcıklı düzey. Yatay ve düşey konumları belirten araç. Su düzeci. Düzeç. Tesviye ruhu. Kabarcıklı düzeç. Tesviyeruhu.
Water gauge : Su düzeyi göstergeci. Su seviyesi göstergesi. Su göstergesi. Şamandra. Şamandıra. Su saati. Su seviye göstergesi.

Bu kısımda Water level kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Water level ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Water level anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Water level ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.