Spirit level türkçesi Spirit level nedir

  • Kabarcıklı düzeç.
  • Tesviyeruhu.
  • Su terazisi.
  • Tesviye ruhu.
  • Su düzeci.
  • Düzeç.
  • Kabarcıklı düzey.
  • Yatay ve düşey konumları belirten araç.

Spirit level ingilizcede ne demek, Spirit level nerede nasıl kullanılır?

Spirit : Gizlice kaçırmak. Ruh. Önder. Heveslendirmek. Cesaretlendirmek. Meşrep. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Kesilen kurbanın ruhunun koruyucu bir görev üstleneceğine ilişkin yaygın halk inancı, krş. konut kurbanı. Koruyucu ruh. Eğitim, kimya alanlarında kullanılır.

Level : Mantıklı. Seviyeli. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Namuslu. Seviye. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Eşit düzeye getirmek. Düz. Düzeçlemek. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç.

Spirit away : Bir şeyi (birine) fark ettirmeden uzaklaştırmak veya götürmek. Yürütmek. Çaktırmadan götürmek. (birisini) dikkat çekmeden başka bir yere götürmek. Gizlice ortadan kaldırmak. Aşırmak. Dikkati çekmeden çabucak kaldırıp götürmek. Yok etmek. Gizlice götürmek. Kaçırmak.

Spirit culture : Halkbilimin, düşün alanına giren konularla ilgilenen dalı. bk. halkbilim. Düşünsel halkbilim.

 

Spirit lamp : İspirto ocağı. İspirto lambası. Kamineto. İspirtoluk.

Spirit of entrepreneurship : Girişimcilik. Girişimcilik ruhu. Emek, sermaye ve doğayı bir araya getirerek üretim sürecinin bir üretim faktörü olarak tasarlanması, örgütlenmesi ve onun tüm riskinin üstlenilmesi.

İngilizce Spirit level Türkçe anlamı, Spirit level eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spirit level ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air level : Tesviye aleti. Havalandırma katı.

Water gage : Şamandra. Su seviyesi göstergesi. Şamandıra. Su saati.

Plummets : Dikine düşmek. Dalmak. Düşmek. Dimdik düşmek. Yük. Sıkıcı. Düşmek (dikine ve büyük bir hızla). Düşüvermek. Zoka.

Plummet : Zoka. Zemine bağlı olan süngerleri ağırlığının yana yatırılmasıyla sökerek çıkaran sünger zıpkını. Dikine düşmek. Düşmek. Düşüvermek. Sıkıcı. Kamaka. Dalmak. Dimdik düşmek.

Water gauge : Su saati. Su göstergesi. Su düzeyi göstergeci. Su seviye göstergesi. Şamandra. Su seviyesi göstergesi. Şamandıra.

Plumb level : Sarkaç düzeç. İpli düzeç. Sarkaç terazi.

Plummeting : Düşüvermek. Dalmak. Dimdik düşmek. Zoka. Düşmek. Yük. Düşmek (dikine ve büyük bir hızla). Sıkıcı. Dikine düşmek.

Level : Ölçülü. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Namuslu. Aynı seviyede. Kademe. Düzeçlemek. Dengeli. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Mantıklı. Düzey.

Water level : Su seviyesi. Suyun seviyesi. Hortum terazi. Durgun bir su kütlesinin düzeyi. Su düzeyi. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Su seviyesini gösteren bir cihaz.

Spirit level synonyms : leveling instrument, plumb rule.