Water gauge türkçesi Water gauge nedir

Water gauge ingilizcede ne demek, Water gauge nerede nasıl kullanılır?

Water : Su vermek. Ağız sulanmak. Kedi köpek vb'ne su vermek. Sulanmak. Göz sulanmak. Islatmak. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Sulandırmak.

Gauge : Kıstas. Değerlendirmek. Ayar etmek. Ölçüp biçmek. Hacim. Basınç, çap, akım, alan gibi doğabilimsel niceliklerin ölçümünde ya da denetiminde kullanılan araç. Ölçü aygıtı. Ölçme aleti. Kapsam.

Water activity : Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Su etkinliği. Su aktivitesi. Serbest su.

Water agreement : Su sözleşmesi. Su anlaşması. Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

Water and sewage department : Şehirlerde kanalizasyon sistemi ve evlere su bağlanması işlerinden sorumlu birim. Su ve kanalizasyonu departmanı.

İngilizce Water gauge Türkçe anlamı, Water gauge eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Water gauge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plumb rule : Şakullü suterazisi. Kabarcıklı düzeç. Tesviye ruhu. Şakullü düzeç. Tesviyeruhu. Şaküllü cetvel.

Pontoon : Altı düz kayık. Deniz uçağı. Yirmibir oyunu. Ponton. Tombaz. Duba. Yirmi bir.

Make fast : Palamar bağlamak. Sıkıştırmak. Kilitlemek. Hızlandırmak. Sağlamlaştırmak. Sıkıca bağlamak. Sıkmak. Sıkı bağlamak.

Water meter : Su sayacı. Bir boruda akan suyun miktarını ölçen ve kaydeden cihaz. Hidrometre. İçinden geçen suyun miktarını ölçen araç.

Buoy : Yükselmek. Can yeleği. Su yüzünde tutmak. Şamandıra ile işaret koymak. Yüzmek. Cankurtaran simidi. Yüzdürmek. Su üzerinde tutmak. Duba veya şamandıra.

Water level : Su seviyesi. Suyun seviyesi. Durgun bir su kütlesinin düzeyi. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Hortum terazi. Su seviyesini gösteren bir cihaz. Su düzeyi.

Makefast : İskele babası.

Spirit level : Yatay ve düşey konumları belirten araç. Tesviye ruhu. Kabarcıklı düzey. Tesviyeruhu. Su düzeci. Düzeç. Kabarcıklı düzeç.

Float valve : Karbüratör supabı. Flatörlü vana. Şamandıralı valf. Şamandralı valf. Yüzeç iğnesi. Karaçta yakıt girişini düzenleyen kapaç. Şamandıralı vana. Şamandıra valfi. Yüzertoplu vana.

Water gauge synonyms : whistle buoy, water clock, pontoons, water glass, water gage, moorings, flowmeter, can buoy, pontooning, ballcock, clepsydra, dan.