Gauge türkçesi Gauge nedir

  • Basınç, sıcaklık, akışkan düzeyi, aralık gibi nicelikler ölçen özel aygıt.
  • Ölçmek.
  • Ölçüp biçmek.
  • Kapsam.
  • Ölçümlemek.
  • Kriter.
  • Ayar.
  • Kalibre.
  • Kıstas.
  • Ayar etmek.
  • Basınç, çap, akım, alan gibi doğabilimsel niceliklerin ölçümünde ya da denetiminde kullanılan araç.
  • Ayarlık.
  • Ölçü aygıtı.
  • Yargılamak.
  • Değerlendirmek.
  • Ölçme aleti.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Hacim.
  • Ölçü.
  • Tartmak.
  • Mikyas.
  • Ayarını hesaplamak.

Gauge ile ilgili cümleler

English: Look at the gauge.
Turkish: Ölçme aletine bak.

English: I checked the gauge.
Turkish: Ölçüyü kontrol ettim.

English: Ali looked down at the fuel gauge.
Turkish: Ali benzin göstergesine baktı.

English: Ali looked at the fuel gauge.
Turkish: Ali yakıt göstergesine baktı.

English: The gas gauge is on empty.
Turkish: Benzin göstergesi boşu gösteriyor.

Gauge ingilizcede ne demek, Gauge nerede nasıl kullanılır?

Gauge door : Ayarlı kapı.

Gauge glass : Tesviye şişesi. Gösterge camı. Gösterge cam. Düzey göstergesi.

Gauge pressure : Geyiç basıncı. Manometre basıncı. Göreli basınç. Gösterge basıncı. Atmosfer basıncı üzerindeki basınç. Üst basınç.

Gauge rod : Ölçü çubuğu. Ölçme çubuğu. Mastar çubuğu. Ray açıklık mastarı.

Gauge stick : Ölçme çubuğu. Boy mastarı. Ölçü çubuğu. Mastar.

 

Wide gauge film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eni, ölçün filmin eninden, yani 35 mm'den daha büyük filmlerin genel adı. Geniş film.

Narrow gauge railroad : Dekovil. Dar hat demiryolu.

Air pressure gauge : Akışkanların basıncını ölçmeye yarayan aygıt. Manometre. Basıölçer. Hava basıncını ölçen cihaz. Hava basınç göstergesi.

Take the gauge of : Tartmak. Hesaplamak.

Narrow gauge projector : Amatör projeksiyon makinesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dar filmlerin gösteriminde, özellikle evlerde kullanılan gösterici çeşidi. Özenci göstericisi.

İngilizce Gauge Türkçe anlamı, Gauge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gauge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorptiometer : Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurma cihazı. Soğurumölçer. Absorbsiyometre. Soğurum ölçmek için kullanılan alet.

Rain gage : Yağış ölçüm cihazı. Yağmurölçer. Yağmur ölçme aleti. Yağmur ölçeği. Plüviyometre.

Extension : Dahili telefon hattı. Aktarım eki. Talim veya terbiye. Yayma. Temdit. Artırma. Ek süre. İç hat. Ekleme. Paralel.

Figure : Resmetmek. Sanmak. Sayı. Vücut yapısı. İfade etmek. Anlamı olmak. İnsan tasviri. Süslemek. Sayıları gösteren simgelerden her biri. Saymak.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Water gage : Su saati. Şamandıra. Su terazisi. Su seviyesi göstergesi. Şamandra.

Deliberate : Üzerinde durmak (düşünmek vb). Danışmak. Üzerinde tartışmak. Emin. Planlanmış. Kasti. Ölçünmek. Dikkatli. Tasarlanmış.

 

Compute : Hesap yapmak. Bilgisayar kullanmak. Hesabetmek. Hesaplamak. Hesap etmek. Tahmin yürütmek.

Calibrates : Kalibrasyon yapmak. Çapını ölçmek. Derecelendirmek. Düzeltmek. Çaplamak. Kalibresini bulmak. Ayarlanmış. Ayarlamak.

Foot rule : Bir ayaklık cetvel. Bir kadem boyunda cetvel. Cetvel.

Gauge synonyms : wire gage, gas gage, surface gage, petrol gage, surface gauge, scribing block, lowball, strain gage, misgauge, pressure gage, depth gage, judging, bodying, calibration, comprehension, regulates, body, absorption loss, gauged, measuring apparatus, content, gaging, enclosure, extent, balance, evaluates, look at, decreeing, contextual meaning, cypher, cubages, gauges, admeasure.

Gauge zıt anlamlı kelimeler, Gauge kelime anlamı

Thinness : Narinlik. Süzgünlük. Cılızlık. Zayıflık. Kuvvetsizlik. Hafiflik. İncelik. Seyreklik.

Gauge ingilizce tanımı, definition of Gauge

Gauge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A standard of measure. To measure or determine with a gauge. An instrument to determine dimensions, distance, or capacity. A measure. A standard.