Şamandıra nedir, Şamandıra ne demek

Şamandıra; bir denizcilik terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılmış olan fıçı vb., yüzer top
  • Kapama düzenini sağlayan, metal veya plastikten yapılmış, suda yüzen top.
  • Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi veya geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer cisim.
  • Kandilde fitili tutmak için yağda yüzen telli mantar düzeni.

Şamandıra tanımı, anlamı:

Çanlı şamandıra : Sisli havalarda şamandıranın yerini kampana çalarak belirten şamandıra.

Cankurtaran şamandırası : Denize düşenlerin kolayca belirlenip kurtarılmaları için denize bırakılan ve kazaya uğrayanların bulup kendilerini göstermeleri için kullanılan, parlak renkli, fosforlu şamandıra.

Şamandıralama : Şamandıralamak işi.

Şamandıralamak : Belli bir noktayı işaretlemek için bir şamandırayı zincirleriyle birlikte denize bırakmak.

Halka : Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim.

 

Tekne : Ut, tambur vb. çalgılarının sesi yükselten oyuk ve şişkin parçası. Bir tür küçük deniz taşıtı. Havza. Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü. Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap. Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı. Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü.

Bağlamak : Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Geçişi engellemek. Uyulması zorunlu olmak. Denk yapmak, paket yapmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Düğümlemek. Anlaşma yapmak. Gönlünü kazanmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak.

Liman : Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak.

 

Demir : Bu elementten yapılmış parça. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Bu elementten yapılmış. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Güçlü, kuvvetli, sert.

Kapalı : Açık olmayan (giyecek). Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Gizli, saklı. Başı örtülü (kadın). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Bulutlu, karanlık (hava). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. İçe dönük yaradılışta olan. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Geçilmez durumda olan.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Diğer dillerde Şamandıra anlamı nedir?

İngilizce'de Şamandıra ne demek? : n. buoy, float, moorings, makefast, pontoon

Fransızca'da Şamandıra : bouée [la], flotte [la], flotteur [le]

Almanca'da Şamandıra : n. Bake, Bakenboje, Boje, Tonne

Rusça'da Şamandıra : n. буй (M), бакен (M), поплавок (M), горелка (F)