Pontoon türkçesi Pontoon nedir

Pontoon ingilizcede ne demek, Pontoon nerede nasıl kullanılır?

Pontoon bridge : Seyyar köprü. Yüzer köprü. Tombaz köprü. Dubalı köprü. Duba köprü.

Pontooning : Altı düz kayık. Tombaz. Duba. Deniz uçağı. Ponton. Şamandıra. Yirmi bir.

Pontoons : Tombaz. Yirmibir oyunu. Şamandıra. Duba.

Ponton : Duba.

Pontons : Duba.

Pontic : Antik pontus hakkında. Varol köprüsüne ait. Gerçek dişin yerine geçen diş. Karadeniz'e dair. Karadeniz hakkında.

Pontiff : Baş rahip. Piskopos. Dini lider. Papa. Ruhani lider. Başpiskopos. Başrahip.

Pontage : Köpür kullanım ücreti. Köprü bakımı ücreti. Köprü onarım ücreti.

Pontifical : Kurumlu. Papaya ait. Gururlu. Papalık yetkisi olan. Kibirli.

Pontiacs : Michigan eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde şehir. Amerikan otomobil markası. Michigan'da (abd) bir şehir. Illinois'de (abd) bir kasaba.

İngilizce Pontoon Türkçe anlamı, Pontoon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pontoon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ballcock : Yükselmesi ve alçalmasıyla vanayı açıp kapatan hareketli bir toptan oluşan otomatik vana. Su kapama vanası. Suyu kapama valfi.

Floating bridge : Yüzer köprü. Gezer köprü. Yüzer ayaklı köprü. Yüzen cisimlerle desteklenen su üzerindeki köprü (askeri veya diğer) (botlar, sallar, vb.). Dubalı köprü. Yüzen köprü.

 

Moorings : Palamar takımı. Fonda. Gemi bağlama yeri. Geminin bağlanacağı yer. Palamar. Demirleme yeri.

Watercraft : Kayık. Gemi.

Blackjacked : Sopa. Korsan bayrağı. Yirmi bir oyunu. Cop. Copla vurmak. Coplamak. Çinko sülfür.

Barged : Ev gib kullanılan duba. Mavna. Dalmak. İçeriye paldır küldür girmek. Toslamak. Kesmek. Mavna ile taşımak. Karışmak. Çarpmak.

Float : Olta, ağ vb. avlanma aracının suda yüzmesini veya orta su kesiminde belli bir derinlikte kalmasını veya yüzmesini sağlamak doğal ve yapay mantar, içi hava dolu plastik, polyester, fiberglas malzeme, ağaç, sertleştirilmiş lastik ve strafor vb malzemelerden yapılandırılmış ve farklı biçimlerde olabile yapılar. Uzak duruş. Yüzdürmek. Piyasaya çıkarmak. Görüş almak. Kurmak şirket. Süzülmek. Yüzertop. Dolaşmak. Kapama düzenini sağlayan metal ya da plastikten yapılmış suda yüzen top.

Pontoon synonyms : pontoons, whistle buoy, pontooning, blackjacks, hydroplane, lighter, make fast, floatplane, hoy, amphibian, blackjacking, flying boat, bateau bridge, float valve, arks, twenty one, camels, makefast, can buoy, barges, pontons, ponton, caisson, hydroplanes, flatboat, water gage, hydro, seaplanes, bollard, bollards, barge, pontoon bridge, dan.

Pontoon ingilizce tanımı, definition of Pontoon

Pontoon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wooden flat-bottomed boat, a metallic cylinder, or a frame covered with canvas, India rubber, etc., forming a portable float, used in building bridges quickly for the passage of troops.