Ponton nedir, Ponton ne demek

Ponton; bir denizcilik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba
  • Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba.
  • Tombaz.

Yerel Türkçe anlamı:

Derilerin harca yatırıldığı kuyu.

Ponton anlamı, tanımı:

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Askı : Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk. Gelinin odasına asılan süs. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş.

 

Büyük : Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Büyük abdest. Üstün niteliği olan. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Önemli. Niceliği çok olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse.

Liman : Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak.

Yanaşma : Genellikle bir çiftçi yanında çalışan işçi, tutma. Yanaşmak işi.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Altın veya gümüşten yapılmış takı.

Karaya : Eczacılıkta kullanılan ve çürümeyen bir bitki.

Tombaz : Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba, ponton. Irmaklarda işleyen, altı düz kayık.

Diğer dillerde Ponton anlamı nedir?

İngilizce'de Ponton ne demek? : [Ponton] n. pontoon, large platform that can be placed beneath a boat to raise it above the water for repairs

n. hulk; pontoon, floating device used as a temporary bridge

n. pontoon, floating device used as a temporary bridge

Fransızca'da Ponton : [le] dubalı köprü

Rusça'da Ponton : n. понтон (M)