Spirit türkçesi Spirit nedir
- Cesaretlendirmek.
- Önder.
- Meşrep.
- Neşelendirmek.
- İçilmemesi amacıyla içine uygun katkılar eklenmiş etil alkolün halk dilindeki adı.
- [#can Canlandırmak].
- Örnek insan.
- İspirto.
- Eğitim, kimya alanlarında kullanılır.
- Heveslendirmek.
- Koruyucu ruh.
- Can.
- Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık.
- Ruh.
- Gizlice kaçırmak.
- Kesilen kurbanın ruhunun koruyucu bir görev üstleneceğine ilişkin yaygın halk inancı, krş. konut kurbanı.
Spirit ile ilgili cümleler
English: Both body and spirit are nurtured.
Turkish: Hem beden hem de ruh beslenir.
English: I saw the Spirit come down from heaven as a dove and remain on him.
Turkish: Cennetten bir Ruhun bir güvercin olarak geldiğini ve onda kaldığını gördüm.
English: Body and spirit are twins: God only knows which is which.
Turkish: Vücut ve ruh ikizdir: Sadece Tanrı hangisinin hangisi olduğunu bilir.
English: Do you believe in the spirit world?
Turkish: Ruhlar alemine inanır mısın?
English: All human beings are born free and equal in dignity and rights. They are endowed with reason and conscience and should act towards one another in a spirit of brotherhood.
Turkish: Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
Spirit ingilizcede ne demek, Spirit nerede nasıl kullanılır?
Spirit away : Dikkati çekmeden çabucak kaldırıp götürmek. Aşırmak. Kaçırmak. Çaktırmadan götürmek. Gizlice götürmek. Yok etmek. (birisini) dikkat çekmeden başka bir yere götürmek. Bir şeyi (birine) fark ettirmeden uzaklaştırmak veya götürmek. Yürütmek. Gizlice ortadan kaldırmak.
Spirit culture : Halkbilimin, düşün alanına giren konularla ilgilenen dalı. bk. halkbilim. Düşünsel halkbilim.
Spirit lamp : İspirto ocağı. İspirtoluk. Kamineto. İspirto lambası.
Spirit level : Tesviye ruhu. Su düzeci. Kabarcıklı düzeç. Kabarcıklı düzey. Su terazisi. Yatay ve düşey konumları belirten araç. Düzeç. Tesviyeruhu.
Spirit of entrepreneurship : Girişimcilik ruhu. Emek, sermaye ve doğayı bir araya getirerek üretim sürecinin bir üretim faktörü olarak tasarlanması, örgütlenmesi ve onun tüm riskinin üstlenilmesi. Girişimcilik.
Broken spirit : İstek veya ümit kaybı. Depresyon.
Spirit of wine : Etanol. Alkol. Şarap ruhu.
Competitive spirit : Rekabet ruhu.
Spirit rapping : Ruhun masaya vurması.
Answer with spirit : Canlı bir şekilde cevaplamak. Neşeli bir şekilde yanıtlamak. Coşku ile yanıtlamak.
İngilizce Spirit Türkçe anlamı, Spirit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spirit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sported : Oynamak. Gösteriş yapmak. Sportif. Şaka söylemek. Eğlenmek. Övünmek. Takılmak. Spor. Spor yapmak.
Dare : Kafa tutmak. Yürekli olma. Cesaret etmek. Meydan okuma. Meydan okumak. Yeltenmek. Zorlamak. Cüret etmek. Riske girmek.
Comforted : Yardım etmek. Teselli etmek. Memnun etmek. Avutmak. Yatıştırmak. Rahat ettirmek. Rahatlatmak.
Sport : Spor yapmak. Övünmek. Gösteriş yapmak. Sportif. Şaka söylemek. Eğlenmek. Spor. Oynamak. Takılmak.
Leader : Şef. Önayak. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Müşteri çeken ucuz mal. Başkan. Baş makale. Başyazı. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Öncü.
Cheer : Alkış. Umutlandırmak. Ferahlamak. Neşe. Keyiflendirmek. Desteklemek. Yardım etmek. Sevinçle bağırmak. Bağırarak yüreklendirmek.
Accelerate : İvme kazandırmak. Süratini artırmak. Hız vermek. İvdirmek. Özendirmek. Hız kazanmak. Çabuklaştırmak. Hızlandırmak. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.
Conductor : İletken madde. Biletçi. Paratoner. Koro şefi. İletken. Isıl ya da elektriksel geçirgenliği olan nesne. Kondüktör. Rehber. Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse. Konduktor.
Anima : Varoluş. Akıl. Erkek kişiliğinin kadınsı yönü (jung psikolojisine göre). Gerçek içsel öz.
Apostle : Döneklik. Öncü. Dönme. Havari. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Bir hareketin lideri. Apostol. Hz isa´nın on iki havarisinden biri.
Spirit synonyms : life principle, pioneers, pioneer, arouse, bellwether, grain alcohol, brisk up, friend, brighten, brisk, essence, alcohols, spiriting, soul, eidolons, zeitgeist, cheerlead, amuse, auras, captain, brightening, elevates, aquas, root for, boggard, animates, mentors, dares, heart, darlings, animating, familiars, accelerates.
Spirit zıt anlamlı kelimeler, Spirit kelime anlamı
Cowardice : Alçaklık. Çekingenlik. Ödleklik. Korkaklık. Namertlik. Cesaretsizlik.
Courage : Mürüvvet. Mertlik. Yiğitlik. Babayiğitlik. Cüret. Cesaret. Erkeklik. Yüreklilik. Medeni cesaret. Yürek.
Happiness : Mut. Ferah. Sevinç. Kut. Saadet. Hoşluk. Bahtiyarlık. Uygunluk. Mutluluk.
Spirit antonyms : unhappiness.
Spirit ingilizce tanımı, definition of Spirit
Spirit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Air set in motion by breathing. Breath. Hence, sometimes, life itself. To inspirit. To animate with vigor. Sometimes followed by up. To encourage. To excite. As, civil dissensions often spirit the ambition of private men.

Bu kısımda Spirit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spirit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spirit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spirit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.