Mean water level türkçesi Mean water level nedir

  • Normal su seviyesi.
  • Ortalama su düzeyi.

Mean water level ingilizcede ne demek, Mean water level nerede nasıl kullanılır?

Mean : Vasati. Bayağı. Orantılı. Huysuz. Demek istemek. Cimri. Orta. Utangaç. Eli sıkı. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır.

Water : Göz sulanmak. Sulanmak. Islatmak. Ağız sulanmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Sulamak. Su. Sulandırmak. Kedi köpek vb'ne su vermek.

Level : Eşit düzeye getirmek. Ufki bir yüzey sağlamak. Makul. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Seviyeli. Namuslu. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Düzeç. Mantıklı.

Mean water : Normal su.

Water level : Su terazisi. Hortum terazi. Su düzeyi. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Durgun bir su kütlesinin düzeyi. Su seviyesini gösteren bir cihaz. Su seviyesi. Suyun seviyesi.

Receding of the water level : Su seviyesinin inmesi.

Rising of water level : Bir akarsuda akımın yıl içinde yüksek değerde olması durumu ve dönemi, bk. çekik su. Kabarık su. Su seviyesi yükselmesi. Su düzeyi yükselmesi.

 

Maximum water level : Maksimum su seviyesi. En yüksek su seviyesi.

Cooling water level indicator : Soğutma suyu göstergesi.

Water level hydrostatic balance : Hidrostatik denge.