Water moccasin türkçesi Water moccasin nedir

  • Mokasen.
  • Su mokaseni.
  • Zehirli su mokasenine benzeyen ancak zararsız olan bir yılan türü.
  • Pullu sürüngenler (squamata) takımının, engerekgiller (viperide) familyasından, güney rusya ve orta asya'da yaşayan çok zehirli bir tür.
  • Genellikle bataklıklarda yaşayan hem suda hem de karada yaşamını sürdürebilen ve güney birleşik devletler'de rastlanan zehirli bir yılan türü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kanca dişli engerek.

Water moccasin ingilizcede ne demek, Water moccasin nerede nasıl kullanılır?

Water : H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Islatmak. Göz sulanmak. Sulanmak. Suluboya. Sulandırmak. Su vermek. Yaşarmak. Harelemek. Ağız sulanmak.

Moccasin : Mokasen. Yumuşak deriden çarık. Makosen. Kızılderili çarığı. Zehirli suyılanı (amerikan ingilizcesi).

Water activity : Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Serbest su. Su etkinliği. Su aktivitesi.

Water agreement : Su anlaşması. Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma. Su sözleşmesi.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

Water and sewage department : Su ve kanalizasyonu departmanı. Şehirlerde kanalizasyon sistemi ve evlere su bağlanması işlerinden sorumlu birim.

 

İngilizce Water moccasin Türkçe anlamı, Water moccasin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Water moccasin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Cottonmouths : Bataklıklarda yaşayan ve güney amerika birleşik devletleri'nde bulunan hem suda hem karada yaşayan zehirli yılan türü.

Cottonmouth : Bataklıklarda yaşayan ve güney amerika birleşik devletleri'nde bulunan hem suda hem karada yaşayan zehirli yılan türü.

 

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Water moccasin synonyms : aardvarks, a site, abductor muscle, aardvark, aardwolf, moccasins, loafers, a chromosome, acacia, a cell, loafer, moccasin.