Way back türkçesi Way back nedir

Way back ile ilgili cümleler

English: Although it was a long way back to the station, little by little the old wagon drew near.
Turkish: İstasyona geri dönüş uzun bir yol olmasına rağmen, eski vagon yavaş yavaş yaklaştı.

English: I had trouble finding my way back to my hotel last night.
Turkish: Dün gece otele dönüş yolumu bulmada sıkıntı yaşadım.

English: Don't play around on your way back home.
Turkish: Eve dönerken oyalanmayın.

English: I'm on my way back to Boston.
Turkish: Ben Boston'a geri dönüyorum.

English: Ali says he's on his way back home.
Turkish: Ali eve geri döndüğünü söylüyor.

Way back ingilizcede ne demek, Way back nerede nasıl kullanılır?

Way : Yol. Gelenek. Mesafe. Civar. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Başarmak. Yön. Gidişat. Taraf. Davranış tarzı.

Back : Geride. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Önce. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Ters. Alt tahta. Vazgeçmek. Geri. Arka. Arka çıkmak.

 

Way ahead : Çok önde.

Way behind : Çok arkada.

Way bill : Hamule. Taşıma belgiti. Nakliye senedi. Taşıma senedi. Konşimento. Taşıyıcının iki tıpkılı olarak düzenlediği ve bir tanesini imzalayarak mal ile birlikte alıcıya gönderdiği belgit. Hamule senedi.

Way in : Giriş. Yol girişi. Girilecek yol.

Way home : Evin yolu.

İngilizce Way back Türkçe anlamı, Way back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Way back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comeback : Yeniden ortaya çıkma. Yerinde cevap. Yeniden başarma. Çabuk yanıtlama. Hazırcevap. Eski gücüne ulaşma. Karşılık. Geri gelmek. Eski formunu bulma.

Pivot : Eksen. Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. Dönüş sırasında yerden kesilmeyen ayak. Mil. Bağlı olmak. [#dönme Dönmek]. Mil üzerinde dönmek. Mile yerleştirmek. Çark etmek. Dönüş ayağı.

Gyres : Girdap. Dönmek. Devir sayısı. Dönme. Çembersel devinim. Dairesel biçim. Devretmek. Hızla çevrilme. Girdap merkezi.

Regressions : Bağlanım. Gerileme. Geri dönme. Geri çekilme. Regresyon. Yordama. Deniz gerilemesi. Gerilim.

Cycle : Devir yaptırmak. Seri. Salınım. Motosiklet. Yakı yapıştırmak. Dolaşım. Bisiklete binmek. Belli aralıklarla aynı biçimde yinelenen olayları kapsayan dönem. Bisiklet.

Gyration : Dönme. Devir. Jirasyon. Çembersel dönme. Fırdolanım. Deveran. Dönerek sallanma. Düz dönme. Firdolanım.

Facing : Üst tabaka. Sıvama. Kaplama. Dış kaplama. Çevrili. Koruyucu katman. Karşı olan. Dış yüzey. Dış görünüm.

Gyrations : Firdolanım. Devir. Fırdolanım. Dönme. Düz dönme. Jirasyon. Dönerek sallanma. Çembersel dönme.

Gyred : Girdap merkezi. Çembersel devinim. Dairesel biçim. Devretmek. Hızla çevrilme. Girdap. Dönmek. Dönme. Devir sayısı.

Regresses : Geri çekilme. Geri gitmek. Geri gitme. Geri çekilmek. Gerilemek. Dönmek. İlkelleşmek. Gerileme.

Way back synonyms : comebacks, regress, gyre, regression, gyring, regressed.