Way in türkçesi Way in nedir

  • Yol girişi.
  • Girilecek yol.
  • Giriş.

Way in ile ilgili cümleler

English: He lost his way in the snow.
Turkish: O, karda yolunu kaybetti.

English: Ali and Mary sat way in the back.
Turkish: Ali ve Mary geride uzağa oturdular.

English: Ali felt his way in the dark.
Turkish: Ali karanlıkta yolunu el yordamıyla aradı.

English: Ali lost his way in the woods.
Turkish: Ali ormanda yolunu kaybetti.

English: He lost his way in Shinjuku Station.
Turkish: Shinjuku istasyonunda yolunu kaybetti.

Way in ingilizcede ne demek, Way in nerede nasıl kullanılır?

Way : Tarz. Durum. Davranış tarzı. Huy. Bakım. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Yön. Uzakta. Yol.

In : De. İçine. İktidardaki. Çok moda olan. Dahili. Gelmiş olan. İç. Da. Mevsimi gelmiş. İçeriye.

Find its way into : -e yerleşmek. -de yer bulmak.

No way in hell : Hiçbir şekilde. Kesinlikle hayır. Asla.

Way ahead : Çok önde.

Way back : Dönüş yolu. Dönüş.

Way behind : Çok arkada.

İngilizce Way in Türkçe anlamı, Way in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Way in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Anted : [#ön Önce]. Para sürmek. Para koymak. Bop (poker). Ön. Ödemek. Bop. Para vermek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para.

Admittance : Geçirgenlik. Giriş ücreti. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Admitans. Giriş izni. İç direncin karşıtı. (iç direnç ne denli güçsüzse geçirgenlik o denli çoktur; geçirgenliğin çokluğu oranında da devre, akımı daha kolay geçirir. iç direnç ile geçirgenlik karşıt olduklarından, geçirgenlik birimi de "ohm" sözcüğünün ters yazılışı olan "mho" ile belirtilir). Alım. Kabul. Empedans evrik değeri.

Admittances : Giriş ücreti. Empedans evrik değeri. Alım. Giriş izni. Giriş hakkı. Admitans. Kabul.

Advents : Gelip çatma. Olma. Hz isa'nın gelmesi. Hz isa'nın görünmesi. Geliş. İlerleyiş. Noel öncesi dört hafta. Gelme. Görünme. Varış.

Accesses : Erişmek. Erişim. Nüfuz. Erişme. Yaklaşım. Kullanma. Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Methal. Hastalık nöbeti.

Antings : Para vermek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para koymak. Önce. Bop (poker). Para sürmek. Ödemek. Bop. Ön.

Ante : Para sürmek. Ödemek. Para vermek. Para koymak. Ön. Önce. Bop. Bop (poker). Pokerde başlangıçta ortaya konan para.

Access : Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Yol. Bir veri saklama ortamında, veri okuma ya da yazma işlemini gerçekleştirmek üzere, adresi verilen yeri fiziksel olarak bulma. Yanaşmak. Nüfuz. Hastalık nöbeti. Geçit. Ulaşma. Methal.

Antes : Bop. Para koymak. Bop (poker). Para vermek. Para sürmek. Ön. Önce. Ödemek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para.

Adits : Kaptaj galerileri. Galeri. Tünel. Kaptaj.

Way in synonyms : admissions, arriving, adit, anting, anteing, admission.