Weavers türkçesi Weavers nedir

Weavers ingilizcede ne demek, Weavers nerede nasıl kullanılır?

Hairweavers : Kısa veya ince saça ek saç yapan kimse. Saç ekleyen kimse.

Weaver bird : Kap dokumacı kuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, dokumacı kuşugiller (ploceidae) familyasından, hindistan'da yaşayan bir tür. Dokumacıkuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, dokumacı kuşugiller (ploceidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta, kap'ta yaşayan bir tür. Dokumacı kuşu. Filipin dokumacı kuşu.

Weaver : Yoma bağı. Çulha. Dokumacı. Dokuyucu.

Weaverbird : Göçebe kuş.

Hairweaver : Kısa veya ince saça ek saç yapan kimse. Saç ekleyen kimse.

Weaves : Dokuma. Örme.

Foil weave : Folyo örgü.

Weave : Dokuma. Bükmek. Zikzak çizmek. Örme. Bildirmek. İleri sürmek. Dolamak. Sunmak. Örmek. Kıvırmak.

Basketweave : Sepet örgüsü. Bir sepetin dokumasına benzeyen örgü veya doku (tekstil).

Basket weave : Sepet örgüsü.

İngilizce Weavers Türkçe anlamı, Weavers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weavers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shoot : Atma. Çevirmek. Çekim yapmak (kamera). Sürgün. Çekim. Bir oyuncunun sayı yapmak amacıyla topu sepete doğru atması. Filiz. Keresteyi rendeleme. Fışkın. Oynamak (misket veya bilardo).

 

Rome : Roma.

Weaver : Dokuyucu. Çulha. Yoma bağı.

Plait : Saçını örgü yapmak. (saç) örmek. Örgü. Pli. Kırma. Saçını örmek. Kıvrım. Plise. Örmek. Pli yapmak.

Supreme headquarters : Üst komuta. Başkomutanlık karargahı. En önemli karargah.

Distort : Eğri büğrü etmek. Kirlenmek. Tahrif etmek. Kırmak. Burkmak. Biçimini bozmak. Yamultmak. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteç tarafından aşırı sürülmesi sonucu kırılarak bozulmasıyla kendine has sert sesin oluşması. Konuyu çarpıtmak.

Twist : Burkmak. Bükme. Çevirme. Yarı dönüşle yapılan tehlikeli bir geri taklası. Kıvırmak. Saçını örgü yapmak. Çarpıtmak. Kıvranmak. Bale dansçısının sol bacağı üzerinde durup sağ bacağıyla güç alarak dönmesi. Bükmek.

Body : Hacim. Beden. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Zümre. Vücut. Grup. Cüsse. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Birlik. Heyet.

Raddle : Örgü tarağı. Kırmızıya boyamak. Kızıltaş. Kırmızı tebeşir. Örmek.

Ruddle : Aşıboyası. Okra.

Weavers synonyms : pleach, twine, high command, braid, inweave, leadership, tinsel, interweave.

Weavers zıt anlamlı kelimeler, Weavers kelime anlamı

Untwist : İplerini ayırmak. Açmak. Çözmek. Halletmek. Açılmak. Bükümünü açmak. Çözmek için zıt yönde döndürmek. İplerini çözmek.

Unweave : Açmak. Dikiş almak. Sökmek. Çözmek. Dikişlerini çözmek.

Unbraid : Örgüsünü açmak.

Weavers antonyms : antapex, nadir, zenith.