Welfare state türkçesi Welfare state nedir
- Halk anamalcılığı'na göre 2 yüzyıl anamalcı toplumlarında üretim kargaşasını ve ekonomik bunalımları önlemek, bütün çalışan insanların gönencini gerçekleştirmek üzere oluşturulmuş bulunan sınıflarüstü devlet yapısı.
- Gönenç devleti.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Refah devleti.
Welfare state ingilizcede ne demek, Welfare state nerede nasıl kullanılır?
Welfare : İyilik. Esenlik. Bolluk, rahat ve varlık içinde bir yaşam sürdürme. Rahat. Refah. Sıhhat. Gönenç. Mutluluk. Mutluluk ve sağlık içinde yaşama.
State : Eyalet. Ayıtmak. Debdebe. Toplumun siyasal örgütlenişi. toplumdaki siyasal örgütlerin tümü. Durum. Değişkenlerin değerleri verildiğinde, dizgenin kesinlikle tanımlanan belirli durumu. Devlet. Açıklamak. Mevki. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı.
Welfare benefits : Devlet kurumu veya başka kurumlarca işsiz olan veya maddi ihtiyacı olan kimselere yapılan mali veya başka türlü yardım. Sosyal yardım.
Welfare check : Sosyal yardım çeki.
Welfare criteria : Gönenç ölçütü. Sosyal refah ölçütleri-kriterleri. Bir ekonomide toplumun gönencinin artıp artmadığını ölçmeye yönelik olarak geliştirilen ölçütler. krş. pareto ölçütü, kaldor-hicks ölçütü. Kişi başına düşen gelirin satın alma gücü değerdeşliğine göre hesaplanmasıyla oluşturulan ve insani gelişim dizininde kullanılan ölçütlerden biri. krş. eğitim ölçütü, sağlık ölçütü. Gönenç ölçütleri. Refah ölçütleri.
Welfare department : Bir belediyenin gelir meseleleriyle ilgilenen birimi. Refah departmanı. Muhtaç durumdaki insanlara yardım eden birim.
İngilizce Welfare state Türkçe anlamı, Welfare state eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Welfare state ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Affection : Muhabbet. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Duygusal yakınlık. Duygulanım. Alaka. Meyil. Şefkat. Eğilim. Yakınlık.
Alienation : Yabancılaştırma. Soğutma. Devretme. Yabancı emek. Aliyenasyon. Uzaklaşma. Devir. Yabancılaşma. Aralarını açma. Ötekileştirme.
Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Yaş dağılımı.
Acculturation : Kültürleşme. Kültürel etkileşim. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Ekinsel yozlaşma. Kültürel uyum. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme.
Adaptive behavior : Adaptif davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumcu davranış. Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması.
Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.
Age group : Yaş grubu. Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme.
Agnation : Soydaşlık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Hısımlık. Akrabalık.
Achievement motive : Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Welfare state synonyms : acclimatation, age grade, aesthetic, aesthetical ideal, adjustment in marriage, abilities.

Bu kısımda Welfare state kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Welfare state ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Welfare state anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Welfare state ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.