Wherefrom türkçesi Wherefrom nedir

Wherefrom ingilizcede ne demek, Wherefrom nerede nasıl kullanılır?

Wherefor : Ne sebepten.

Wherefore : Niye. Bundan dolayı. Den dolayı. Niçin. Bu nedenle. Binaenaleyh. Bu yüzden. Neden. Ne sebepten. Nedeniyle.

Wherefores : Neden. Amaç. Açıklamalar.

The reason wherefore : Nedenden dolayı. ... sebebiyle. ...'ya bağlı sebepten.

Where appropriate : Uygun olduğu hallerde. Uygun olduğunda.

Where are the taxis : Taksiler nerede.

Where are the shopping baskets : Alışveriş sepetleri nerede.

Where are the restrooms : Tuvaletler nerede.

Where are the luggage lockers : Emanet nerede.

Where are the buses : Otobüsler nerede.

İngilizce Wherefrom Türkçe anlamı, Wherefrom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wherefrom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thence : Bu yüzden. Ona dayanarak. O yüzden. Ondan dolayı. O zamandan. O yerden. Böylece. O vakitten. O sebepten dolayı.

Therefrom : Ondan. Bundan.

Factor : Değişken. Kahya. Faktör. etken. Katsayı. Çarpan. Öğe. Unsur. Eleman. Faktör. Öge.

Matter : Bilinçten bağımsız olarak var olan ve bilinçte yansıyan nesnel gerçekliği anlatan bir felsefe kavramı. Yazılı belge. Sorun. Önem. Konu. İnsan bilincinden bağımsız olarak somut biçimlerde varolan, tüm nesneler, olaylar ve dizgelerle, bunların özellik, ilişki ve etkileşimlerinin sonsuz çeşitliliğini, her türlü devinim biçimiyle kapsayan nesnel gerçeklik. Fark etmek. Vesile. Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık.

 

Ubi : Her ne zaman. Nerede. Bir ara. Nerede olursa. Nereye. Her nereye.

Causatively : Nedensel olarak.

Whence : Den. Bundan dolayı. Nere. Bu yüzden. Bu nedenle. -den -dan. -diği yerden. Nereli. -diği yere.

Motivation : Güdü. Şevk. Hareket ettirme. Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba. Güdüleme. Teşvik. Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç faktörler. Dürtü. Özendirme.

Inducement : Bir bilgi alışveriş sürecinde bilgi verenin katılımını sağlamak üzere, özellikle yazışmalı bir soruşturuda kendilerine soru çizinliği gönderilmiş olanların çizinliği yanıtlayarak geri göndermelerini kolaylaştırmak üzere kullanılan ve güdüleyici öğelerle yaratılan benimseme durumu. Kandırma. Rüşvet verme. Sebep. Teşvik. Birini kandırmak için verilen şey. İkna. Rüşvet. Vesile.

Wherefrom synonyms : from there, from, whereabouts, origin, causa, case, from over, made, forwhy, incentive, cause, where, thru, motive, ap, owing to, cases, grounds, hows, of, matter of, wheres, thereout, causation, inducements, as of, from where, origins, how, thereof.