Whinchat türkçesi Whinchat nedir

  • Çayır taş kuşu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Çayır taşkuşu.
  • Avrupa kökenli küçük bir ardıçkuşu türü.
  • Kuyrukkakan.
  • Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (turdidae) familyasından, türkiye'de göç esnasında görülen, 1 5 cm kadar uzunlukta, erkekte çene, gerdan ve baş yanları siyah, boyun yanları beyaz, kursak bölgesi, göğüs ve karın, bölgesi kırmızımsı renkte olan bir tür: vınlayan kuyrukkakan.
  • Çayır tarlakuşu.

Whinchat ingilizcede ne demek, Whinchat nerede nasıl kullanılır?

Whin : Katır tırnağı. Karaçalı. Çok sert kayalardan biri. Yol yapımında kullanılan sert taş. Boyacı katırtırnağı. Dikenli katırtırnağı. Katırtırnağına benzer bir bitki.

Whinberry : Çayüzümü. Amerikan yabanmersini.

Whine : Ciyaklama. Zırıldamak. Çığlık. Zırıltı. Ciyak ciyak ötmek. Haykırmak. Bağırmak. Zırlamak. Dırdır etmek. Sızlanmak.

Whined : Ağlamsamak. İnlemek. Mızırdanmak. Ciyak ciyak bağırmak. Sızlamak. Haykırmak. Nağme yapmak. İniltiler çıkarmak. Ağlamak. Sızlanmak.

Whiner : Şikayet eden. Dırdırcı. Mızmızlanan. Dırdır eden. Yakınan. Sızlanan.

Whiners : Yakınan. Mızmızlanan. Dırdırcı. Dırdır eden. Sızlanan. Şikayet eden.

Whines : Ciyak ciyak bağırmak. Ağlamak. Sızlanmak. Mızırdanmak. İnlemek. Sızlamak. İniltiler çıkarmak. Mızmızlanmak. Nağme yapmak. Ağlamsamak.

 

Whining : Nağme. Sızlanan. Mızırdanan. Mızmızlanma. Şikayet eden. Zırıltı. Ağlamsık. Ağlamaya benzer inilti. Mızmızlanan.

Whinnied : Hafifçe kişnemek. Kişneme. Hafif bir kişneme. Kişnemek.

Whiningly : Yana yakıla. Sızlanarak. Ağlamaklı. Ağlayarak. Rahatsız edici şekilde şikayet ederek.

İngilizce Whinchat Türkçe anlamı, Whinchat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whinchat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Wheatears : Kuyrukkakan kuşu. Buğday başağı. Bayağı kuyrukkakan.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Chat : Chat yapmak. Çene çalmak (argo terim). Hoşbeş. Laf etmek. Söyleşmek. Lafa tutmak. Hasbıhal etmek. Hoşbeş etmek (argo terim). Sohbet. Laflamak.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Stonechat : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (turdidae) familyasından, 12.5 cm kadar uzunlukta, türkiye'de trakya, batı anadolu, akdeniz ve güneydoğu anadolu bölgelerinde her mevsim görülen, böcek ve böcek larvaları ile beslenen yerli bir tür. takırdayan kuyrukkakan. Taş kuşu. Taşkuşu.

 

Acacia : Mimoza. Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Whinchat synonyms : saxicola rubetra, old world chat, a protein, a chromosome, aardvarks, abramis zone, wheatear, a cell, aardvark, abiotic factor, abductor muscle, abacus bodies.

Whinchat ingilizce tanımı, definition of Whinchat

Whinchat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also whinchacker, whincheck, whin-clocharet. A small warbler (Pratincola rubetra) common in Europe.