Whippier türkçesi Whippier nedir

  • Kamçıya benzeyen.
  • Daha esnek.

Whippier ingilizcede ne demek, Whippier nerede nasıl kullanılır?

Whippiest : Kamçıya benzeyen. En esnek (yay).

Whipping : Kırbaçla vurma. Birinin kıçına şaplak indirme. Bastırma (dikiş). Kırbaçlama. Kırbaç ile cezalandırma. Kırbaç cezası. Kamçılama. İpe sarılan sicim. Kırbaçla cezalandırma. Kırbaç.

Whipping boy : Şamar oğlanı. Prensin yerine cezalandırılan çocuk.

Whipping cream : Tatlı krema. Tatlı kaymak. Şekerli krema. Krem şanti ve diğer zengin içerikli yiyeceklerin hazırlandığı yüksek oranlı süt ürünü.

Whipping post : Kırbaçlanan kişinin bağlandığı direk.

Whipped : Kırbaçlanmış. Kırbaç yemiş. Yenik. Mağlup. Dövülmüş (yumurta, kaymak, krema vs gibi). Mağlup edilmiş. Yenilmiş. Kırbaç vurulmuş. Köpüklendirilerek çırpılmış.

Get a whipping : Dayak yemek.

Whipped up : Çalkalamak. Çırpmak. Yapıvermek. Kamçılamak. Kışkırtmak. Teşvik etmek. Yaratıvermek. Uyandırmak. Tahrik etmek. Çabucak hazırlamak.

Horsewhipping : Kamçılamak. Kamçı. Kırbaçlamak. Kırbaç.

Whipping top : Topaç.

İngilizce Whippier Türkçe anlamı, Whippier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whippier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Whippiest : En esnek (yay).

Speak : Söz söylemek. Belirtmek. Göstermek (özellik). Düşünceleri iletmek. Söylemek. Çalmak. Konuşma yapmak. Bahsetmek. Söylemek (gerçeği veya sözü). Tekellüm etmek.

Stage whisper : Suflörün fısıldaması. Oyuncunun fısıldayarak konuşması.

Whispering : Fısıldama. Fıs fıs. Fısıldayan. Akustik. Fısıltı. Söylenti. Fısıltılı. Fiskos.

Verbalise : Sözle anlatmak. (gramer) bir kelimeyi fiile dönüştürmek. Açıklamak. Söze dökmek. Fazlasıyla konuşkan olmak. Fiile çevirmek. Sözle ifade etmek. Ağız kalabalığı etmek. Sözleştirmek. Sözelleştirmek.

Talk : Sohbet etmek. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Söyleşi. Laf etmek. Konuşma. Konuşmak. Sohbet. Görüşme. Hakkında konuşmak. Boş laf.

Whippy : Esnek. Yay gibi.

Mouth : Kesici aletlerin keskin yanı. Dırdır etmek. Zırlamak. Tane tane söylemek. Dudaklarını kıpırdatmak. Dudak bükmek. Sürekli aynı şeyleri söylemek. Geme alıştırmak. Akarsuyun göle döküldüğü yer. Söylemek.

Utter : Bütün. İfade etmek. Dile getirmek. Kesin. Açığa vurmak. Tüm. Basmak (çığlık). Çıkarmak (inilti veya ses). Sapına kadar. Tam.

Voicelessness : Tesirsiz olma durumu. Etkisizlik. Sessizlik. Fikirsizlik fikirsiz olma durumu. Sessiz olma. Etkisiz olma durumu. Ses yitimi. Sessiz olma durumu. Sesi olmama durumu. Tesirsizlik.

Whippier synonyms : speech production, speaking, verbalize, whiplike, susurration.

Whippier zıt anlamlı kelimeler, Whippier kelime anlamı

Shout : Bağırma. Çağırmak. Kışkırmak. Bağırış. Ses. Haykırış. Bağırarak söylemek. Banlamak. Bağırmak. Haykırmak.

Spiritless : Donuk. Cansız. Korkak. Pısırık. Miskin. Cesaretsiz. Ruhsuz. Keyifsiz. Sönük.